ATA-GENÇ


 
AnasayfaPortalTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 odtüde devrim yazısı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
devrim06

avatar

Mesaj Sayısı : 6
Kayıt tarihi : 24/02/08

MesajKonu: odtüde devrim yazısı   Salı Şub. 26 2008, 15:15

1959 yılında Ocak ayının ilk günlerinde, Küba’da Batista diktatörlüğü yıkılıyor ve iktidar “26 Temmuz Hareketi” önderliğinde halkın eline geçiyordu. Meydanlar devrim kutlamasını yaşayan kalabalıklarla doluydu. İnsanlar dans edip şarkılar söylüyorlardı.

4 Ocak günü Castro çalışanların işlerinin başına dönme çağrısı yapıyordu. “Bu günden itibaren devrim şenlikleri bitmiştir; yarın herhangi bir işgünü gibi işbaşı yapılmalıdır.” sözlerinden sonra güne uygun sloganı atıyordu, “tembelliğe hayır, çalışmaya evet”. Castro’nun bütün konuşmasını can kulağı ile dinleyen topluluk, liderlerinin bu istemine katıldıklarının göstergesi olarak sloganı tekrar ediyorlardı. Liderlerinin konuşmasından aldıkları heyecan ile eller balyoz hareketli, sesler tekrarlarda gürleşerek atılıyordu sloganı: “tembelliğe hayır, çalışmaya evet”. Giderek davullar ve ziller karışıyordu sloganın ritmine, daha gür daha heyecanlı şekilde bağırıyorlardı. Oluşturdukları müziğin temposuyla hareketleniyor ve yeniden dans etmeye başlıyorlardı.

Tam da böyle bir şey değil mi devrim? Emma Goldman’ın söylemiyle “Ertesinde dans edemediğim devrim, devrim değildir ki.”

O günkü şenliğin heyecanı bütün dünyada hissedildi. Latin Amerika da ve giderek tüm dünyada beklenen şeydi artık o, “İki, üç daha fazla Vietnam, Ernesto’ya bin selam” şiarıyla tüm dünyada düşlendi devrim.

* * *

68 yılıydı. ODTÜ öğrencisi dört kişi, Hüseyin İnan, Taylan Özgür, Alpaslan Özdoğan ve Mustafa Yalçıner, o heyecanı ODTÜ stadyumunda yazıya döktüler... Gece yarısından sabaha dek uğraşarak kocaman harflerle DEVRİM yazdılar stadyumun oturulacak kesimine. O gece, o dört genç insan düşlerini, özlemlerini yansıtıyorlardı o yazıyla, sanki yarına dair programlarıydı yazdıkları, sanki söz veriyorlardı kendilerine ve yazıyı okuyacak herkese ve sanki yakında kuracakları örgütün, THKO’nun, kuruluş nedenini yazıyorlardı stadyuma.

24 Eylül 69’da Taylan Özgür İstanbul’da, 30 Mayıs 71’de Alpaslan Özdoğan, Sinan Cemgil ve Kadir Manga ile birlikte Adıyaman'da öldürüldüler, Mustafa Yalçıner’de aynı yerde yakalanıyordu. 6 Mayıs 72’de Hüseyin İnan idam edildi. Yazıyı yazanlardan üçü öldürülüyordu ama onların bıraktığı DEVRİM yazısı bütün heyecanı ile korunacak ve yeniden yazılacaktı, hem de çok farklı biçimlerde.

Onlar, “Devrimi, özgürlük için, kişinin kendini kendi olarak gerçekleştirebilmesi için isterken gün gelir devrim adına bütün bunlardan vazgeçebilir.” olduğunu gösterdiler bizlere. Bir düşü yaratmanın onu yaşamakla mümkün olduğunu anlattılar. Leguin Mülksüzler adlı romanında, “Devrimi satın alamazsınız. Devrimi yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır ya da hiçbir yerde...” derken bunu anlatmıyor muydu zaten

* * *

12 Mart 71 düşlerin üzerine serilen bir sis bulutu oldu. İdamlar, işkenceler, kayıplar vardı o dönemde. Bütün devrimci demokrat örgütler kapatıldı. İlerici devrimci insanlara karsı “Balyoz harekâtı” düzenlendi. Ülkenin dört bir yanında işkence tezgâhları kuruldu.
Ve o dönem jandarma karakolu kuruldu stadyumunda devrim yazılı üniversiteye.

Korkmuşlardı düşten ve düşe sahip olanlardan. Düş sahiplerini yok ederek düşleri yok edeceklerini düşünmüşlerdi, ama o yazı hala oradaydı. Mağrur, kendinden emin gökyüzüne bakıyordu ve her sabah yurtlardan bölümlere gidenleri uğurluyor, akşam karşılıyordu. Sevgilinin el sallaması vardı bu uğurlama ve karşılamalarda sanki orada onu görmek dayanma gücü veriyordu öğrencilere.

Yeniden yazıldı, bu defa talaş ve zift karışımı yazının üzerine dökülüyor ve bu karışım yakılıyordu. Daha canlı, daha kalıcı oldu yazılımı. Ateşle birlikte umut yeniden yeşerdi, düş canlanıverdi bir kez daha. Örgütlendiler.

Başkaları da fark etmişti ateşi, 74 yılının Kasım ayında saldırdılar üniversiteye. Başaramadılar, geldikleri gibi kaçarak uzaklaştılar üniversiteden. Baskına katılanlardan biri kimliğini düşürüyordu telaştan. 3 yıl sonra Maraş katliamında adı yeniden duyulacaktı kimlik sahibinin, katliam sanığı olarak.

Bu olaydan sonra, 1973 tarihinde seçimlerinden sonra okuldan çıkarılan, jandarma tekrar okula yerleşecekti.

75’de ÖTK’nın kazanıldığı 6 aylık boykot
vardı, 77’de Milliyetçi Cephe tarafından atanan, Mütevelli heyeti ve onların rektörü Hasan Tan’a karşı yapılan 9 aylık boykot. İkinci boykot çok ağır olmuştu. Üniversite Senatosu, öğretim üyeleri, çalışanlar, öğrenciler ve öğrenci velileri hepsi karşısındaydı yapılan atamanın. Hasan Tan “komandolarını” işçi kılığında üniversiteye doldurdu ve komandolar işlerini yerine getirmeye başladılar, ODTÜ’lülere saldırdılar. Öğretim üyelerinin evlerine bomba konuluyor, duraklarda öğrencilere saldırılıyor, kampus içinde terör havası estiriyorlardı.

Saldırının gerekçeleri arasında sayılmıyordu belki ama yazının orada olması birilerini kızdırıyordu, silmenin en kolay yolu olarak ta bu yolu bulmuşlardı. Ama başaramadılar, yazı yine yakıldı, boykotların kararlılığını simgeliyordu yakılışı. Sonunda kazanan direnen ODTÜ’lüler olmuştu.

21 Aralık 77’de Maraş’ta katliam yaşandı, 4 gün süren olaylar sonunda 107 kişi öldü, binlercesi yaralandı ve 26 Aralık’ta Sıkıyönetim ilan edildi bu olay gerekçe gösterilerek.

78–80 yılları arasında ülkede saldırılar, katliamlar sürdürülürken, ODTÜ’lüler bir yandan yaşadıkları boykotun yaralarını sarmaya çalışıyor, diğer yandan bir ay süren uluslar arası şenlikler düzenliyorlardı. Şenlikler sırasında yazılı olmayan şenlik programındaydı devrim yazısının yakılışı.

80’e gelindiğinde stattaki yazı o kadar çok yakıldı ki, sonunda betona işlemişti devrim harfleri.

***
12 Eylül 1980 de yine idamlar, işkenceler, kayıplar vardı. Darbeden sonra 650.000 kişi gözaltına alındı ve 90 güne varan gözaltı sürelerinde ağır işkence gördü. Açılan 23 bin davada 210 bin kişi yargılandı, 14.000 kişi vatandaşlıktan çıkartıldı, 30.000 kişi siyasal sığınmacı olarak yurtdışına kaçtı, 171 kişinin işkenceden öldüğü belgeleriyle kanıtlandı. 30.000 kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı, 23.667 derneğin faaliyeti durduruldu.



Darbeden sonraki üç yıl içinde, gözaltında ya da cezaevinde 183 kişi öldü. Aynı tarihler arasında sıkıyönetim askeri mahkemelerinde savcılar 6533 ölüm cezası istedi. 23 adi/adli suçlu, 24 siyasal suçlu ve 1 Ermeni Asala militanı olmak üzere 48 kişi idam edildi. Henüz 18 yaşına gelmemiş bir genç, Erdal Eren idam edildi. Örgütlenme özgürlüğünü, siyasal ve sosyal hakları ortadan kaldırdılar:

Öylesine baskıcıydı ki 12 Eylül, etkilerini bu güne kadar sürdürecekti.

O dönemlerde yazıyı yok etmek adına güvenlik güçlerince üzeri boyanıyordu. Kışın yağmur yağdığında üzerinde ki boya çıkıyor, yazın güneş sonradan üzerine sürülen boyayı solduruyordu. Yıllar boyunca sürdü bu uğraşlar ve her defasında yine gösterdi yüzünü devrim yazısı.

Bir daha yakılması için 10 yıl geçmesi gerekiyordu. 1990 yılında bir kez daha yakıldı, 22 yıl sonra ateş yazının üzerinde yeniden göklere yükseliyordu. Bu son yakılış üniversite yönetimini telaşlandırmıştı, değişik kurullarda o yazının tümüyle oradan kaldırılması tartışıldığı duyuluyordu, öneri ise beton blokların tümüyle kaldırılması oluyordu. Bu kurullardaki yapılan tartışmalar sonunda, yazının bu haliyle ODTÜ’nün bir simgesi olduğu ve yok edilmesinin bir anlamı olmayacağı kabul ediliyordu. Yazı orada bırakıldı, ama bir daha yakılmadı da.

***


93 yılıydı. Mayıs ayı içinde ODTÜ şenlikleri yapılıyordu. Şenlikler kapsamında Cem Karaca konseri vardı stadyumda. O gün çok daha öncesinden hazırlıklar yapılıyordu, binlerce mum alınmıştı ve konsere bir saat kadar kala bu kez stadyumun içinde mumlarla yazılmıştı DEVRİM yazısı.

Konser başlangıcında yağmur çiseliyordu. Öğrenciler, mum alevinin dalgalanmasının ritmine uygun, devrim yazısının içinde dans ediyorlardı. Yağmur sağanak haline dönüştüğünde, mumların titrek alevi canlılığını kaybetmiyordu.
Yeni bir tarzdı bu fakat sonra yinelenecekti.
***

68 den bu yana stadyumun içinde yazının tekrarlanması, stadı da efsanevi hale getirmişti. Devrim stadı olarak anılıyordu artık, hatta bazen stat sözcüğü kullanmaya bile gerek duyulmuyordu.

Yurtta kalanlar, akşamları ellerinde ‘köpek öldüren’ şarap şişeleri ile “devrim”e gidiyorlardı. Sahayı ya da stat merdivenlerini kullanıyorlardı bu iş için, üstte stadyumun arkasında ki ağaçlık bölgede başkaları olabilirdi çünkü onların rahatsız olmasını istemezlerdi.

Birde aşklarını saha içine aktaranlar vardı ki, zor, ceremesi çok olan bir işti yaptıkları. Kar yağdığı gece herkes uykudayken stadyuma geliyorlar ve
yuvarlanarak kocaman harflerle sevgililerinin adını yazıyorlardı.

***

Ve 2004 yılında yine stadyumun içinde vardı yazı.
Bu kez yüzlerce öğrenci yan yana gelerek yazıyorlardı.
El ele tutuşarak stadyuma “Devrim” yazan öğrenciler, hep bir ağızdan Venseremos’u söylüyorlardı. Sonra
söz veriyorlardı, oluşan bu geleneğin seneye tekrarına.







( ODTÜ TARİHÇE- 2 ÇALIŞMALARI >>>>
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Okay

avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 639
Yaş : 29
Nerden : Samsun
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: Geri: odtüde devrim yazısı   Salı Şub. 26 2008, 15:19

paylaşım için teşekkürler..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ata-genc.forum2.biz
devrim_özlemi

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 45
Nerden : özgür dünya
Kayıt tarihi : 15/04/08

MesajKonu: Geri: odtüde devrim yazısı   Salı Nis. 15 2008, 09:51

paylaşım için teşekkürler seçilmiş şahısların ortalık karıştırıcı baş unsur olduğunu bikere daha öğrendik Ankara'dan Kahramanmaraş'a ne uzun kolları varmış Mad bu arada devrimcilerin başarısını da tebrik etmek gerek hiç silinmeyecek milletin gözünde hep olacak bir imza atmışlar devrim yazısıyla
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ozgem

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 362
Yaş : 28
Nerden : İçinde Hüsey'inin,Yusuf'un aktığı Deniz'den
Kayıt tarihi : 20/02/08

MesajKonu: Geri: odtüde devrim yazısı   Çarş. Mayıs 07 2008, 16:55

her o devrim yazısını gördüğüm de (bildirilerde,internette...)bir tebessüm oluyor yüzüm de,yoldaşlarımız öyle bir yazı yazmışlar ki,hertürlü yöntemi denemelerine rağmen sildirememişler,bir kere tebrik ediyorum onları Smile

_________________
VURULDUK EY HALKIM UNUTMA BİZİ...

TÜRKİYEDE İKİ KARDEŞ KAVİM YAŞAR,BUNLAR TÜRK VE KÜRT HALKI,BUNU KABUL ETMEK BÖLÜCÜLÜK DEĞİLDİR...


HOŞÇAKAL KARDEŞİM DENİZ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
caner

avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 208
Kayıt tarihi : 30/04/08

MesajKonu: Geri: odtüde devrim yazısı   Çarş. Mayıs 07 2008, 17:59

yakında bizde yazıcaz merak etme bizim yazımız daha kalın ve sağlam olucak asla silinmiyecek
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ozgem

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 362
Yaş : 28
Nerden : İçinde Hüsey'inin,Yusuf'un aktığı Deniz'den
Kayıt tarihi : 20/02/08

MesajKonu: Geri: odtüde devrim yazısı   Çarş. Mayıs 07 2008, 18:30

İnşallah Caner Yoldaş...

_________________
VURULDUK EY HALKIM UNUTMA BİZİ...

TÜRKİYEDE İKİ KARDEŞ KAVİM YAŞAR,BUNLAR TÜRK VE KÜRT HALKI,BUNU KABUL ETMEK BÖLÜCÜLÜK DEĞİLDİR...


HOŞÇAKAL KARDEŞİM DENİZ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
-DEVRİMCİ-

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 106
Nerden : bağımsız bir ülekeden
Kayıt tarihi : 22/04/08

MesajKonu: Geri: odtüde devrim yazısı   Çarş. Mayıs 07 2008, 21:31

paylaşım için teşekkürler yoldaş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ekhidna

avatar

Mesaj Sayısı : 136
Kayıt tarihi : 25/01/08

MesajKonu: Geri: odtüde devrim yazısı   Cuma Mayıs 09 2008, 11:18








_________________
Günün denizde geçti
Bir tutam olsun kokusundan
Alıp da evine götürdün mü?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ozgem

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 362
Yaş : 28
Nerden : İçinde Hüsey'inin,Yusuf'un aktığı Deniz'den
Kayıt tarihi : 20/02/08

MesajKonu: Geri: odtüde devrim yazısı   Cuma Mayıs 09 2008, 15:23

paylaşımın için tesekkürler...

_________________
VURULDUK EY HALKIM UNUTMA BİZİ...

TÜRKİYEDE İKİ KARDEŞ KAVİM YAŞAR,BUNLAR TÜRK VE KÜRT HALKI,BUNU KABUL ETMEK BÖLÜCÜLÜK DEĞİLDİR...


HOŞÇAKAL KARDEŞİM DENİZ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ekhidna

avatar

Mesaj Sayısı : 136
Kayıt tarihi : 25/01/08

MesajKonu: Geri: odtüde devrim yazısı   Cuma Mayıs 09 2008, 17:04

Resimleri kronolojik sıraya göre koyacaktım ama karışıklık oldu, kalsın dedim.. Devrim yazısının ilk yazılmış hali tahmin edersiniz ki, siyah beyaz olanı.. En üstteki resim de günümüzdeki hali..

_________________
Günün denizde geçti
Bir tutam olsun kokusundan
Alıp da evine götürdün mü?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
caner

avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 208
Kayıt tarihi : 30/04/08

MesajKonu: Geri: odtüde devrim yazısı   Cuma Mayıs 09 2008, 20:37

insanlarla yazılı olan sonuncusu

bu arada odtü de devrim yazısı tekrar yazılmış yakmışlar sahayı Very Happy gene

resmini buraya koyarım sonra Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ekhidna

avatar

Mesaj Sayısı : 136
Kayıt tarihi : 25/01/08

MesajKonu: Geri: odtüde devrim yazısı   C.tesi Mayıs 10 2008, 18:55

İnsanlarla yazılı olan değil sonuncusu.. ODTÜ stadyumunda halen devrim yazısı bulunmakta (imiş).

_________________
Günün denizde geçti
Bir tutam olsun kokusundan
Alıp da evine götürdün mü?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: odtüde devrim yazısı   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
odtüde devrim yazısı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Yazı Textureleri
» yasemin şaka albümü teşekkür yazısı
» Sayfanıza animasyonlu yazı hazırlama
» Tevrat böyle yazıyor
» Photospace'de imza yapımı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ATA-GENÇ :: DEVRİMCİ BİLGİLER :: '68 Kuşağı-
Buraya geçin: