ATA-GENÇ


 
AnasayfaPortalTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 İstanbul Üniversitesi'nde Boykot

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Okay

avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 639
Yaş : 29
Nerden : Samsun
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: İstanbul Üniversitesi'nde Boykot   Perş. Şub. 21 2008, 14:57

Yunanistan’da üniversite öğrencilerinin “eğitimin özelleştirilmesine karşı” eylemleri iki ay boyunca devam etti. Sonunda hükümet, eylemler nedeniyle yasa tasarısı görüşmelerini erteledi. Tıpkı 1968 yılında ülkemizde başlayan ve kısa sürede yayılan boykot ve işgaller gibi Yunanistan’daki eylemler de gençliğin kendi inisiyatifiyle sürdürüldü. Yıl 1968... 10 Haziran’da Ankara’da, 12 Haziran’da İstanbul’da başlayan üniversite boykot ve işgallerinin öyküsünü birlikte okuyalım...
Komşumuz Yunanistan’da iki aydır bütün hızıyla süren üniversite öğrencilerinin boykot ve işgal eylemleri geçtiğimiz hafta bütün ülkeye yayıldı. Uluslararası basının ve elbette bizim basınımızın da görmezden geldiği bu eylemler, Yunanistan’da bulunan üniversitelerin tamamına yakınında sürdürüldü. Üniversite öğrencileri ve çalışanlarının eğitimin özelleştirilmesine karşı, öğrenim ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi talebi ile başladıkları işgaller her geçen gün daha çok öğrencinin katılımıyla sürerken, hükümet yasa tasarısı görüşmelerini Ekim ayına kadar ertelediğini açıkladı.
Tıpkı bir zamanlar ülkemizde başlayan boykot ve işgaller gibi, Yunanistan’da da “İşgal Komiteleri” örgütlendi ve seçimle belirlenen bu komiteler “İşgal Koordinasyonu” adı altında merkezileştirildi..
1968 yılında başlayan boykot ve işgallerin tarihinde kısa bir yolculuğa çıkacağımız yazıya başlamadan önce Fransa’da başlayan ve kısa zamanda bütün dünyaya yayılan isyan ateşinden söz edelim. Mayıs 1968’de üniversite öğrencilerinin “bozuk eğitime ve bozuk düzene karşı” başlayan boykot, işgal ve yürüyüşler binlerce öğrencinin katılımıyla sürerken Fransız işçi sendikalarının desteğini alarak grevlerle birdenbire büyür...

Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde başlayan boykot
Fransa’da “öğrenci eylemleri” olarak adlandırılan boykot, işgal ve yürüyüşler, Haziran ayında Türkiye’de de başlar... 10 Haziran 1968 tarihinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi öğrencileri boykota giderler. Latince sınavı yapılırken bir profesörün sınavların başka bir güne bırakıldığını açıklaması üzerine öğrenciler boykot kararı alarak saat 12.00’den itibaren okulu işgal ederler. Öğrenci derneği başkanı Cemal Kargılı hazırladıkları 13 maddelik taleplerini okur. Fransa’daki “öğrenci eylemleri”nin etkisi, Cemal Kargılı’nın boykotun nedenlerini açıkladığı şu cümlelerde açıkça görülmektedir: “Dünya gençliği bizden çok daha iyi şartlarda bulunurken, daha iyi olanaklara kavuşmak için mücadele verirken pek ilkel koşullarla ve en ilkel yönetmeliklerle öğrenimimize devam etmemiz, Türk gençliğinin devrimcilik görüşü ile bağlaşmamaktadır.”
Aslında Ankara Üniversitesi’nde başlayan boykot, ilk boykot değildir. Daha önce 11 Nisan 1968 tarihinde Ankara İlahiyat Fakültesi’nden iki öğrencinin “türban” nedeniyle okuldan atılmasıyla öğrenciler boykota gitmişlerdi. Ancak eğitimde reform isteğiyle başlayan ilk boykot Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde başlayan boykot olacaktır.
Ankara’da esmeye başlayan boykot rüzgarları iki gün sonra İstanbul’da, İstanbul Üniversitesi Hukuk ve Fen Fakülteleri’nde esmeye başlar. 12 Haziran’da üniversite reformu talebiyle başlayan boykot kısa süre sonra işgale dönüşür.
20 Haziran 1968 tarihli Hayat dergisinde yayınlanan işgal haberini aktararak devam edelim yazıya: “Dünyanın çeşitli ülkelerinde, muhtelif sebeplerden patlak veren öğrenci hareketlerinin bir benzeri de, geçen haftanın ortasında Türkiye’de görüldü. Hareket önce Ankara Üniversitesi’nde, sonra da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde başladı. Çeşitli konularda geniş reformlar isteyen İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri, 12 Haziran günü, sabahın erken saatlerinde ve imtihanların başlamasına pek az bir zaman kala, üniversite binasını tamamen işgal ettiler.
Olaylar, bir grup öğrencinin Hukuk Fakültesi Dekanı Reha Poroy’un dekanlık odasına gelerek, imtihanların durdurulduğunu ve fakülte binasının kendileri tarafından işgal edildiğini bildirmeleri ile başladı. Dekan Reha Poroy’un odasını kendilerine merkez olarak seçip bir de komite kuran öğrenciler, daha sonra santralı ve diğer bölümleri de kontrol altına aldılar. İstekler şunlardı:
1- Hukuk Fakültesi öğrencileri üniversitenin yönetimine iştirak ettirilmeli ve oy sahibi olmalıdır.
2- Belge usulü kaldırılmalıdır.
3- Yazılı imtihanlardan sonra öğrencilere üç sözlü hakkı tanınmalıdır.
4- Ara sınıflara şubatta imtihan hakkı tanınmalıdır.
5- Kitaplar ucuzlatılmalı ve baskı üniversite matbaasında yapılmalıdır.
6- İmtihan kağıtlarının köşeleri kapatılmalıdır.
7- İmtihanlar üç kişilik bir jüri önünde yapılmalıdır.
8- Başta burs meselesi olmak üzere, bütün öğrenci sorunları yeniden incelenip, düzene sokulmalıdır.”

İstanbul Üniversite Boykot Komiteleri
“Sağ sol yok, boykot var!” sloganı ile başlayan boykotlar, FKF’nin (Fikir Klüpleri Federasyonu) önderliği ele almasıyla birlikte başka bir düzeye sıçrayarak, öğrencilerin kendi seçtikleri temsilcilerle birlikte çoğalarak büyüyen bir harekete evrilecekti.
17 Haziran günü İstanbul Üniversitesi’ndeki boykot ve işgale İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencileri de katılır. Teknik Üniversite de öğrenciler tarafından işgal edilir. Eğitimde reform talebi ile eyleme başlayan öğrenciler temsilcilerinin katılımıyla “İstanbul Üniversite Boykot Komiteleri” adıyla merkezileşir.
Üç hafta süren boykot ve işgaller üniversite yönetiminin eylemci öğrencilerin reform taslağını görüşmeyi kabul etmesiyle sonuçlanır. 8 Temmuz’da Milliyet gazetesine demeç veren İstanbul Üniversite Boykot Komiteleri İcra Konseyi Sekreteri Toygun Eraslan eylemi şöyle değerlendirecektir: “... Üniversite öğrencisi, 12 Haziran’da başlayan spontane harekete tüm gücü ile katılarak bozuk eğitim düzenine başkaldırdı. Toplumun bütün kurumları gibi eğitim düzeni de toplumun temel yapısındaki değişmelerle birlikte değerlendirilmek zorundadır. Bugün yapılan öğretimden edinilen bilgiler, emekçi halkın yaşam düzeyini yükseltmiyor ve az gelişmiş bir ülke olan yurdumuzun hızla kalkınmasına katkıda bulunmuyor.”

Başbakan Demirel temkinli...
1968 yılında başlayan bu boykot ve işgaller karşısında hükümet nasıl bir tutum içindeydi sorusuna gelince... Başbakan Süleyman Demirel, olaylara gayet temkinli bir tutumla yaklaşıyor, bir yandan eleştirirken diğer yandan da olayların üniversitenin iç sorunu olarak değerlendirip müdahaleden kaçınıyordu. CHP Genel Başkanı İsmet İnönü ise 18 Haziran’da yaptığı basın toplantısında: “Gençlerin sorunlarının, eğitim politikasının değişmesiyle giderilebileceğini” söylüyordu...
20 Haziran’da bir öğrenci heyeti Ankara’da Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ile görüşecek ve Cevdet Sunay öğrencilerin isteklerinin büyük bir bölümünün haklı ve değişebilir olduğunu, kredi, sağlık ve yurt sorunlarının yeniden ele alınması gerektiğini açıklayacaktı.
Boykot ve işgal eylemleri akademik dünya içinde var olan çelişkileri su yüzüne çıkarmış, öğretim üyeleri ile öğrenciler arasında daha sıcak ilişkiler kurulmasına vesile olmuştur. Bu eylemler sırasında daha sonraki yıllarda öğrenci hareketinin önderleri olacak kişiler de öne çıkacaktır: yasak, Harun Karadeniz, Kemal Bingöllü, Bozkurt Nuhoğlu...
Bu boykot ve işgaller öğrenci hareketi açısından bir dönüm noktası olacak, TMGT, TMTF ve MTTB gibi gerici öğrenci kuruluşların etkisi hızla kaybolarak öğrenci gençliği kucaklayacak olan yeni dernekler kurulacaktır...
Haziran ayı içinde gerçekleşen üniversite boykot ve işgallerinin ardından öğrenci eylemleri hızla büyüyerek anti-emperyalist bir çizgiye oturacaktır. Temmuz ayı içinde İstanbul’ a gelen Amerikan 6. Filosu’nu protesto eden üniversite gençliği bu tarihten başlayarak anti-emperyalist ve bağımsızlıkçı bir eylem çizgisini sürdürecektir.
İşte, 1968 yılında Fransa’dan başlayan isyan ateşinin ülkemizde ilk kıvılcımlarının yayıldığı günlerin öyküsü böyle... Ancak Fransa’dan bir farkı var ülkemizdeki isyan günlerinin. O günlerin öğrenci önderleri olarak öne çıkanların birçoğu ne yazık ki artık yaşamıyor...

_________________
Hepimiz birer Deniz olmalıyız, çünkü; Türkiye’nin Devrime, Devrimin de Devrimciye ve Denizlere ihtiyacı var
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ata-genc.forum2.biz
 
İstanbul Üniversitesi'nde Boykot
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Hakkı Bulut - Ah İstanbul - Nerden Bilsinler\ 45 MB
» İstanbul Afyonlular Gecesi
» İstanbul'daki Tüm Sanat Galerileri ve Sergilerin Adres ve Telefonları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ATA-GENÇ :: DEVRİMCİ BİLGİLER :: '68 Kuşağı-
Buraya geçin: