ATA-GENÇ


 
AnasayfaPortalTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 İSTANBUL' DA EN UZUN HAZİRAN: 1968 -1

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Okay

avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 639
Yaş : 29
Nerden : Samsun
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: İSTANBUL' DA EN UZUN HAZİRAN: 1968 -1   Perş. Şub. 21 2008, 14:47

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ’NDE BOYKOT VE İŞGAL

1968 Yılı, İstanbul’da, öğrenci hareketlerinin, eylemlerinin doruğa çıktığı yıl olmuştur. En büyük eylem de 12 Haziran 1968 günü, İstanbul Üniversitesi’nde bu arada Tıp Fakültesi’nde başlayan boykot ve işgal hareketi idi. Ben o yıl İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi 4. sınıf öğrencisi idim. Bilindiği gibi Tıp Fakültesi bir süre önce iki ayrı fakülte halinde örgütlenmişti. Diğeri Cerrahpaşa Tıp Fakültesi idi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesinin ilk dekanı, yani kurucu dekanı, bizim de farmakoloji hocamız olan Prof. Dr. Celal Öker idi. Daha sonra kendisini bir uçak kazasında kaybettik. İstanbul Tıp Fakültesi’nin dekanı ise dâhiliye hocalarımızdan Prof. Dr. Cihat Abaoğlu idi. Üniversite rektörü, dâhiliye hocalarımızdan Ord. Prof. Dr. Ekrem Şerif Egeli idi.



Ben, 1968 yılında, Şehzadebaşı’nda bulunan Site Erkek Öğrenci Yurdu’nda kalıyordum. 12 Haziran sabahı, İstanbul Üniversitesi’nin Bayezit’teki merkez binasında, daha doğrusu Hukuk Fakültesi’nde boykot ve işgal hareketinin başladığını duyunca Tıp Fakültesi Dekanlığının ve klinik öncesi bölümlerin bulunduğu merkez binaya gittim. Giriş kapıları öğrenciler tarafından tutulmuştu. Yabancıları ve öğretim üyelerini, asistanları içeri almıyorlardı Girişteki kapının solunda bulunan İstanbul Üniversitesi Senatosu toplantı odasındaki masanın etrafında Tıp Fakültesi öğrencileri vardı. Durum değerlendirilmesi yapılıyordu. Stajyer öğrencilerden Hasan Ketenci ve çoğunu tanıdığım, daha sonra Tıp Fakültesi Boykot Komitesini oluşturacak öğrencilerin bazıları oradaydı. Tıp Fakültesi’nde işgal ve boykot kararı alındı. Bu arada ilk bildiri için teksir malzemesi temin edildi. Benim yanımda sınıf arkadaşım Muzaffer Çimen ve bizden 1 sınıf geride olan M. Fazıl Yazıcı vardı. Tıp Fakültesi Dekanlığı’nın önüne geldik. Diğer arkadaşlar da orada idiler ve büyük kapı kitli idi. İri yarı vücut yapısına sahip arkadaşlardan Attila Özdemiroğlu ve Mehmet Okçuoğlu kapıya yüklenip açtılar. İçeriye girdik. Dekan odasındaki toplantı masasına oturduk. Hasan Ketenci, İşgal ve Boykot Komitesi başkanlığına hevesli görünüyordu. İtiraz etmedik ve Boykot Komitesini oluşturduk.



Tıp Fakültesi İşgal ve Boykot Komitesinde şu öğrenciler vardı: Hasan Ketenci (Şimdi sinir ve ruh hastalıkları uzmanı), Nazmi Saltık( Şimdi Almanya’da genel cerrah), Abdullah Servet (Şimdi beyin ve sinir cerrahisi uzmanı), Mustafa Duman (Şimdi iç hastalıkları uzmanı), Attila Özdemiroğlu (Şimdi iş hekimi), Cengiz Aslan (Şimdi beyin ve sinir cerrahisi uzmanı- Turgut Özal’ın özel doktoru idi.), Aziz Ongun (Dr. Genç yaşta kaybettik), Halil Değertekin (Şimdi prof. dr. gastro-enterolog) Mehmet Okçuoğlu (Şimdi akciğer hastalıkları uzmanı), Kâzım Yaldız (Şimdi, Almanya’da anestezi uzmanı), Fikret Kurtuluş (Şimdi genel cerrah), Yılören Koçak (Dr.), Yunus V. Sözen (Şimdi prof. dr. ortopedist).



Tıp Fakültesi öğrencilerinden Savaş Dervent, (Şimdi göz hastalıkları uzmanı) Boykot Komitesi ile dekan Prof. Dr. Cihat Abaoğlu arasında iletişimi sağlıyordu. Öğrenci dostu olan Abaoğlu, fakültesinde boykot yapılmasına çok üzülmüştü. Boykot Komitesi, bu hareketlerinin kendisinin şahsına karşı değil, sisteme karşı olduğunu duyurmuştu. Bu olaylar sırasında Fikir Kulüpleri Federasyonu’na bağlı olan Tıbbiyeliler Toplumcu Fikir Kulübü üyeleri, Türkiye İşçi Partisi’ni destekleyen öğrenciler, önceden çekimser kaldıkları, merkezden görüş bekledikleri için, oluşturulan boykot komitesine alınmadılar. Zaten ilke olarak Boykot Komitesi hiçbir kuruluşa bağlı olmadığını baştan ilân etmişti.

Tıp Fakültesi’nde, daha sonra kurulan çeşitli komisyonlarda komite dışından da arkadaşlar görev aldılar. Öğretim üyeleriyle birlikte çalıştılar. Örneğin, Halil Azizlerli (Şimdi prof. dr. Endokrinolog), Argun Saylam (Cerrahi doçenti iken Bartın yolunda öldürüldü.) komitelerde yer alan öğrencilerdendi. 12 Haziran 1968 günü, öğleden sonra, merkez binadaki Nurettin Berkol Amfisi’nde yapılan toplantıyla Tıp Fakültesi öğrencilerine bilgi verildi ve ilk bildiri dağıtıldı. Bu arada, Üniversite’nin merkez binasında bulunan Hukuk ve İktisat Fakülteleri de işgal ve boykot hareketini başlatmışlardı. Merkez binanın ortasındaki avluya konulan kara tahta üzerinde şu yazı vardı:



SAĞ- SOL YOK, BOYKOT VAR.



Bu yazının konması, işgal ve boykota itiraz edilmesini önlemeye, katılımı arttırmaya yönelikti. Tıp Fakültesi Boykot Komitesi’nin ilk bildirisi şöyle başlıyordu:



“Tıbbiyeli Arkadaş!
Dertlerimiz müşterektir…
Boykot fiilen başlamıştır… Bu gün saat 15.oo’de Anatomi Berkol Anfisi’ne bilgi edinmek için gel…
İsteklerimiz…
İkinci bildiriyi bekle.
Hiçbir cemiyet ve teşekküle bağlı değiliz..
BOYKOT KOMİTESİ

Boykot ve işgali kırmak, en azından kendi kontrolüne almak için kongre ve sirküler oyunları ile sağcı öğrencilerin eline geçmiş olan İstanbul Üniversitesi Talebe Birliği uğraş verdi. İ.Ü.Talebe Birliği başkanı Ufuk Şehri ve Edebiyat Fakültesi öğrencisi Nurettin İspir, yanlarındaki sağcı öğrencilerle azınlıkta idiler. Kısa sürede devreden çıkarıldılar. Edebiyat Fakültesi’nde de boykot, solcu öğrenciler önderliğinde yürütüldü. Fakültelerin boykot komiteleri tüm Üniversiteyi temsil edecek olan “İstanbul Üniversitesi İşgal Komiteleri Konseyi”ni kurdu ve Bozkurt Nuhoğlu ile Kemal Bingöllü’yü konsey başkanlığına getirdi. İşgalin ilk günlerinde, Bozkurt Nuhoğlu bileğinden yaralanmıştı. Olayın aslını öğrenemedik. Bir tartışma anında masaya yumruk atıp camı kırdı ve yaralandı, şeklinde bir söylenti vardı.



İşgalin ilk gecesi, İstanbul - Fındıkzade’deki Trabzon Öğrenci Yurdu’nun horon ekibi Üniversite’nin merkez binasına geldi ve kemençe eşliğinde horon oynadı. İşgal bir şenliğe dönüştürüldü.



İstanbul Üniversitelerine bağlı fakültelerin Boykot ve İşgal Komiteleri yönetimden neler istediklerini yazılı hale getirdiler ve bu yazılar Konsey’de görüşülüp kabul edilerek yayınlandı. Üniversite Senatosu, işgal sırasında, Baltalimanı’ndaki Üniversite tesislerinde toplanıyordu.

_________________
Hepimiz birer Deniz olmalıyız, çünkü; Türkiye’nin Devrime, Devrimin de Devrimciye ve Denizlere ihtiyacı var
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ata-genc.forum2.biz
 
İSTANBUL' DA EN UZUN HAZİRAN: 1968 -1
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Hakkı Bulut - Ah İstanbul - Nerden Bilsinler\ 45 MB
» bayanlara uzun tunik modeller.netten
» İstanbul Afyonlular Gecesi
» İstanbul'daki Tüm Sanat Galerileri ve Sergilerin Adres ve Telefonları
» 1968 DEN GÜNÜMÜZE SOL VE PRATİK SAPMALAR

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ATA-GENÇ :: DEVRİMCİ BİLGİLER :: '68 Kuşağı-
Buraya geçin: