ATA-GENÇ


 
AnasayfaPortalTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 Deniz Gezmiş

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Okay

avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 639
Yaş : 29
Nerden : Samsun
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: Deniz Gezmiş   Cuma Ocak 25 2008, 11:27

Deniz Gezmiş, (d. 27 Şubat 1947, Ayaş-Ankara – ö. 6 Mayıs 1972, Ankara). THKO kurucusu

HAYATI VE GELECEK


1965'ten sonra, Türkiye'de gelişen gençlik hareketinin en önemli önderlerinden ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)'nun kurucu ve yöneticilerinden Deniz Gezmiş, 27 Şubat 1947'de Ankara'nın Ayaş ilçesinde doğdu. Öğretmen bir ailenin çocuğu olması sebebiyle ilk ve ortaöğrenimini Sivas'da, liseyi İstanbul'da okudu. Gezmiş, henüz lise öğrencisiyken sol düşünceyle tanıştı ve kendini dönemin eylemleri içinde buldu. 1965'de Türkiye İşçi Partisi (TİP)'nin Üsküdar ilçe başkanlığına üye oldu. İlk kez 31 Ağustos 1966'da Ankara'dan İstanbul'a yürüyen Çorum Belediyesi temizlik işçilerinin Taksim Anıtı'na


6. Filo eyleminden sonra denizden çıkarılan Amerikan askerleri.çelenk koymaları sırasında işçileri destekleyen ve Türk-İş yöneticilerini protesto eden gösteri sırasında gözaltına alındı. 7 Kasım 1966'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. Ardından 19 Ocak 1967'de Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) binasının yedd-i emine verilmesi sırasında çıkan olaylarda yakalandı ve bir gün sonra iki arkadaşıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı. 22 Kasım 1967'de öğrenci örgütlerinin düzenlediği Kıbrıs Mitingi sırasında Aşık İhsani ile birlikte ABD bayrağını yaktıkları gerekçesi ile gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan Deniz Gezmiş, Hukuk Fakültesi'nde birlikte okuduğu arkadaşlarıyla birlikte 30 Ocak 1968'de Devrimci Hukuklular Örgütünü kurdu. 7 Mart 1968'de İÜ Fen Fakültesi konferans salonunda düzenlenen AIESEC genel kurul toplantısında konuşma yapan Devlet Bakanı Seyfi Öztürk'ü protesto ettiği için tutuklandı. 2 Mayıs'a kadar tutuklu kalan Gezmiş, 30 Mayıs'ta 6. Filo'yu protesto ettiği için yargılandı ve beraat etti. Öğrenci eylemleri içinde etkinliği giderek artan Deniz Gezmiş, 12 Haziran 1968'de İstanbul Üniversitesi'nin işgal edilmesinde önderlik etti. İşgal Konseyi adına İÜ Senatosu ile Baltalimanı'nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı; öğrenci haklarının elde edilip işgalin sona erdirilmesinde etkili oldu. İşgalden kısa bir süre sonra İstanbul'a gelen 6. Filo'yu protesto eylemlerinde yer alan Gezmiş, 30 Temmuz'da bu eylemlerden dolayı tutuklandı ve 20 Eylül'de serbest bırakıldı.

TİP içinde yoğunlaşarak, ayrılıklara ve tartışmalara yol açan ideolojik sorunlarda Milli Demokratik Devrim (MDD) görüşünü benimseyen Deniz Gezmiş, bu görüşün özellikle devrimci öğrenciler arasında yayılmasında etkili oldu. Ekim 1968'de eylemlerde birlikte olduğu Cihan Alptekin, Mustafa İlker Gürkan, Mustafa Lütfi Kıyıcı, Cevat Ercişli, M. Mehdi Beşpınar, Selahattin Okur, Saim Kurul ve Ömer Erim Süerkan'la birlikte Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB)'ni kurdu. 1 Kasım 1968'de TMGT (Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı) , AÜTB, ODTÜÖB ve DÖB'ün başlattığı Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüyüşü'nü düzenledi. Ardından 28 Kasım 1968'de ABD büyükelçisi Kommer'in gelişi sırasında Yeşilköy Havaalanı'nda düzenlenen protesto gösterileri nedeniyle tutuklandı ve bir süre sonra serbest bırakıldı.

İstanbul Üniversitesi'nde sağcı güçlerin 16 Mart 1969'da girişmiş olduğu hareketlere öğrenci kitlesiyle birlikte karşı koyan Gezmiş, bu eylemi gerekçe gösterilerek 19 Mart'ta yeniden tutuklanarak 3 Nisan'a kadar hapis yattı. Ardından 31 Mayıs 1969'da İÜ Hukuk Fakültesi öğrencilerinin, reform tasarısının gerçekleşmemesini protesto için giriştikleri işgale önderlik etti. Üniversitenin kapatılıp, polise teslim edilmesi nedeniyle çıkan çatışmalarda yaralandı. Hakkında gıyabi tutuklama kararı olmasına rağmen hastaneden kaçan Gezmiş, Haziran'ın sonunda Filistin'e gitti. Filistin'e gitmeden önce 23 Haziran 1969'da TMGT'nin topladığı 1. Devrimci Milliyetçi Gençlik Kurultayı'na kendisi gibi haklarında tutuklama kararı olan FKF Genel Başkanı Yusuf Küpeli ile birlikte bir mücadele programı gönderdi. Eylül'e kadar Filistin'de gerilla kamplarında kalan Deniz Gezmiş,1 Eylül 1969'da, 10 Haziran'da "üniversiteyi işgal" ettiği gerekçesiyle Hukuk Fakültesi'nden ihraç edildi. Hakkında tutuklama kararının olduğu bu dönemde gazetecilere gizlendiği yerden demeçler verdi. 23 Eylül 1969'da Hukuk Fakültesi'nde olduğu sırada haber verilen polislerin de fakülteye gelmesi üzerine teslim olan Gezmiş, 25 Kasım'da serbest bırakıldı. Ancak Yıldız Devlet ve Mühendislik Akademisi'nde Battal Mehetoğlu'nun sağcılar tarafından öldürülmesinden sonra okulda yapılan aramada, ele geçirilen dürbünlü bir tüfeğin Gezmiş'e ait olduğu öne sürülerek hakkında yeniden tutuklama kararı alındı. 20 Aralık 1969'da yakalanan Gezmiş, kendisiyle birlikte tutuklanan Cihan Alptekin'le birlikte 18 Eylül 1970'e kadar tutuklu kaldı. Bundan sonra öğrenci eylemlerinden uzaklaşarak, mücadelesini değişik alanlarda sürdürdü. Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan'la birlikte THKO'yu kurdu. 11 Ocak 1971'de THKO adına Ankara İş Bankası Emek Şubesi'nin soygununu gerçekleştirenler arasında yeraldı. 4 Mart 1971'de dört ABD'li erin Balgat'taki Tuslog Tesisleri'nden kaçırılması eyleminde de bulundu. Kaçırılan erler daha sonra serbest bırakıldı.

EYLEMLER

İstanbul Üniversitesi'nin 12 Haziran 1968'de devrimcilerin eline geçmesine önderlik etti. İşgal konseyi adına üniversite senatosu ile Baltalimanı'nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı.
1 Kasım 1968'de TMGT, AÜTB, ODTÜÖB ve DÖB'ün başlattığı Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüyüşü'nü düzenledi.
4 Mart 1971'de Ankara'daki Balgat Amerikan Üssü'nden dört ABD'li erin kaçırılması eyleminde bulundu. Bu eylemden sonra, Sivas'ın Gemerek ilçesi girişinde yakalandı.

YAKALANIŞI VE İDAM EDİLİŞİ

12 Mart darbesinin ilk günlerinde Yusuf Aslan ile birlikte Sivas'a gitmekte iken motorsikletleri bozuldu. Bir ihbar sonucu polislerin gelmesi üzerine çıkan çatışmada Aslan ile birbirlerini kaybettiler. Aslan o esnada, Gezmiş ise 16 Mart 1971 salı günü Sivas'ın Gemerek ilçesinde yakalandı ve Kayseri'ye getirildi. Buradan Ankara'ya zamanın İçişleri Bakanı Haldun Menteşoğlu'nun makamına götürüldü.

Mahkemesi 16 Temmuz 1971 günü Altındağ Veteriner Okulu binası'nda Tuğgeneral Ali Elverdi başkanlığında Baki Tuğ savcılığında Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 no'lu Mahkemesi'nde başladı ve 9 Ekim 1971 günü bitti. Deniz ve arkadaşları 16 Temmuz 1971'de başlayan THKO-1 Davası'nda TCK'nin 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, 9 Ekim 1971'de idam cezasına çarptırıldı.

Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972 tarihinde, gece 1:00-3:00 arası, Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edildi. İdama giderken imam istemedikleri bilinmektedir, fakat definlerinde bir imam bulunmuştur.

SON İSTEĞİ HAKKINDAKİ İDDİALAR

Deniz Gezmiş ve diğerlerinin idam edilmeden önce son istekleri üzerine farklı iddialar vardır:

Örneğin; Deniz Gezmiş'in Joaquín Rodrigo'nun Aranjuez konçertosunu (muhtemelen Adagio'sunu) dinlemek ve bir bardak demli çay içmek istediği söylenir. Yazar Erdal Öz'ün Gezmiş'le yaptığı görüşmelerde tuttuğu ve Gülünün Solduğu Akşam eserinde bulunan notlara göre Gezmiş idamını bu şekilde düşünmüştür.[2] Fakat yine aynı eserde bulunan notlara göre avukatının anlattığı idam anında bu istek geçmemektedir.

Bir başka iddiada ise son isteği sorulduğunda idamını kendi gerçekleştirmek istemiş ve tam idam edileceği sırada altındaki tabureyi kendi itmiştir. Öz'ün eserindeki avukat notlarında bu da geçmemektedir. Aksine son sözleri olan "Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun Emperyalizm!" şeklinde bağırırken taburesine vurulmuş ve "emperyalizm" kelimesinin 'izm'ini söyleyemediği kaydedilmiştir. Yalnız Hüseyin İnan'ın kendi taburesini tekmelediği belirtilmektedir.[3]

Bir başka iddia da ise idam edilecek olan diğer iki arkadaşıyla vedalaşmak istediği söylenir. Hoşçakal Yarın filminde de böyle gösterilmektedir. Fakat bu istek aslında Gezmiş'in değil Yusuf Aslan'ındır.[4]

İdam kementi boynundan geçirilirken, hücresinden alınıp apar topar darağacına götürülürken giymesine izin verilmeyen botlarının askerlere bırakılmamasını, ailesinden birinin almasını istediği doğru değildir. İdama giderken postalları ayaklarındadır, sadece bağcıklarını bağlamaya fırsatı olmamış, ve idamdan önce asıldığında ayaklarından düşmesin diye görevlilerden birine bağlatmıştır. Yalnız parkasını giyememiş ve onun babasına verilmesini istemiştir.

Öz'ün eserindeki avukat notlarına göre, Gezmiş'in son istekleri, avukatlarının idamı gözlemleyip sonraki kuşaklara "doğru" anlatmaları, cezaevindeki devrimci arkadaşlarını onun adına "tek tek öpmeleri", 1969'da öldürülen devrimci arkadaşları Taylan Özgür'ün yanına gömülmeleri ve cezaevindeki parkasının ailesine verilmesi olmuştur.

ÖLMEDEN ÖNCE AİLESİNE YAZDIĞI MEKTUP

Baba, Mektup elinize geçtiğinde ben aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum, insanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler, önemli olan çok fazla yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de düşmeyeceğimden şüphen olmasın, oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir, o bu yola bilerek girdi ve sonunun da bu olduğunu biliyordu. Seninle düşüncelerimiz ayrı ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil Türkiye'de yaşayan Kürt ve Türk halklarının da anlayacağına inanıyorum. Cenazem için avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara'da 1969'da ölen arkadaşım Taylan Özgür'ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul'a götürmeye kalkma, annemi teselli etmek sana düşüyor, kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum, bilimle uğraşsın ve unutmasın ki bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir, son anda yaptıklarımdan en ufak pişmanlık duymadığımı belirtir, seni, annemi, ağabeyimi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşi ile kucaklarım. Oğlun Deniz Gezmiş. Merkez Cezaevi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ata-genc.forum2.biz
gözde

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 192
Nerden : eskişehir
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Cuma Ocak 25 2008, 16:07

Deniz Gezmiş’e idamda işkence etmişler...


Bugün 87 yaşında olan, 5 yıldır kanser ve astım tedavisi gören, bir dönemin tanığı Avukat Halit Çelenk, Ankara Bahçelievler’deki evinin kapılarını AKŞAM’a açtı. 68 kuşağının önderleri, yasak, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın, 6 Mayıs 1972 sabahı Ankara Ulucanlar Cezaevi’nin avlusunda darağacına gidişlerine avukat Mükerrem Erdoğan’la birlikte tanıklık eden Çelenk, “İdam Gecesi Anıları” adlı kitabında dahi söz etmediği önemli bir olayı AKŞAM’a anlattı. Çelenk’in “Bir türlü gözümün önünden gitmiyor” dediği saatler şöyle:

YUSUF PERNCEREDEN İZLEDİ...

Ulucanlar Cezaevi’nin avlusunda kurulan darağacı, başgardiyanın odasının penceresinden net bir şekilde görülüyordu. Biz cezaevine geldiğimizde Deniz bu odaya alınmıştı ve pencerenin tam karşısındaki koltukta oturuyordu. Deniz’in biraz sonra can vereceği darağacı, tam karşısında duruyordu. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra Deniz’i darağacına çıkardılar. İnfaz sürerken, odaya Yusuf’u getirdikler. Yusuf, pencereden Deniz’in son nefesini verişini izledi. Yusuf infaz edilirken de, Hüseyin’i odaya getirdiler ve o da, Yusuf’un infazını saniye saniye gördü. Bunu kitabımda bile yazmadım, sadece Yusuf Aslan’ın, “Duydum Deniz’in sesini” sözlerine yer verdim. Biraz sonra aynı darağacında ölecek birine, arkadaşının infazını seyrettirmekten daha ağır bir işkence olabilir mi?

25 DAKİKA CAN ÇEKİŞTİ...

İnfaz kesinleşince darağacında can vermenin ne kadar süreceğini düşündüm. Hukuk Fakültesi’nde okuduğumuz “Adli Tıp” kitabında, asılarak ölümün birkaç dakika içinde gerçekleşeceği yazıyordu. Deniz’in infazını unutamıyorum. Deniz’in can vermesi tam 25 dakika sürdü. 87 yıllık yaşamda geçirdiğim en kötü zaman dilimi olan o dakikalardaki çaresizliğimi anlatamam. Avukat arkadaşım Mükerrem Erdoğan’la birlikte cezaevi doktoru ile tartışmaya başladık. Bunu fark eden cellat yanımıza yaklaştı ve “Deniz çok ağır olduğu için ip kopmasın diye çift ilmik kullandım. İnfaz çift ilmik kullandığım için uzadı” dedi. Birkaç dakika içinde sona erecek olan infazın, çift ilmik atılarak 25 dakika sürmesinin adı da, “işkencedir”. Cellatın açıklamasından sonra duruma itiraz edince, Yusuf ve Hüseyin’in infazlarında tek ilmik kullanıldı.

87 YILIMIN EN ZOR ANI...
Halit Çelenk idam gecesini “87 yıllık yaşamda geçirdiğim en kötü zaman dilimi olan o dakikalardaki çaresizliğimi sizlere anlatamam” sözleriyle ifade etti. Çelenk idamın üzerinden 35 yıl geçmesine karşın o geceyi dair her şeyi çok net hatırlıyor.

MAHKEME BAŞKANI SİGARA İÇTİ...

Denizlerin idamı sırasında gözümün önünden gitmeyen bir başka sahne ise, idam cezasını veren mahkemenin başkanı Ali Elverdi’nin, bir ağaca dayanarak sigara içmesidir. Deniz, Yusuf ve Hüseyin darağacına doğru yürürlerken Elverdi, sigarasını tüttürüp havaya üflüyordu. Ben bu davranışı da, bir işkence olarak tanımlıyorum. Çünkü o sigara acı değil, bir keyif sigarasıydı.

DENİZ’İN AYAKLARI MASAYA DEĞDİ...


Deniz, sehpaya çıkarıldıktan sonra ayaklarının altındaki tabureyi kendisi tekmeledi. Tabure masanın üzerinde bir süre döndükten sonra düştü. Ancak Deniz boşlukta asılı kalmadı. Çünkü boyu uzun olduğu için ayakları masaya değiyordu. Bu durumu gören Savcı Yardımcısı Veysi Sami, cellatı uyararak, “masayı çek, masayı çek” diye bağırdı. Bu süre içinde Deniz’in bilinci büyük bir ihtimalle yerindeydi. Darağacındaki kişinin o saniyelerde neler yaşadığını düşünebiliyor musunuz? Deniz’in boyunun uzun olduğunu bile bile, ayaklarının değeceği bir masa konulması, “işkence”den başka hangi sözle açıklanabilir?
[/font]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
devran

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 425
Yaş : 27
Nerden : istanbuldan
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   C.tesi Ocak 26 2008, 21:23

paylaşımlar için teşekkürler insanların rahat ölmelerine bile izinvermemişler bu kadar korkuyolarmış işte bu kadar aşağılıklarmış
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
devrimci

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 26
Yaş : 23
Nerden : Devrimden
Kayıt tarihi : 27/01/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Paz Ocak 27 2008, 23:30

1965'ten sonra Tun genclik hareketinin en onemli onderlerinden ve Turkiye Halk Kurtulus Ordusu (THKO)'nun kurucu ve yoneticilerindendi.










24 Subat 1947'de Ankara'nin Ayas ilcesinde dogdu. Ogretmen bir ailenin cocugu olmasi sebebiyle ilk ve ortaogrenimini cesitli kentlerde, liseyi Istanbul'da okudu. 1966'da Istanbul Universitesi Hukuk Fakultesine giren Gezmis, henuz lise Ogrencisiyken sol dusunceyle tanisti ve kendini donemin eylemleri icinde buldu. 1965'te Turkiye Isci Partisi(TIP)'nin Uskudar ilcesine uye oldu. Ilk kez 31 Agustos 1966'da Ankara'dan Istanbul'a yuruyen Corum Belediyesi temizlik iscilerinin Taksim Aniti'na celenk koymalari sirasinda iscileri destekleyen ve Turk-Is yoneticilerini protesto eden gosteri sirasinda gozaltina alindi.

Ardindan 19 Ocak 1967'de Turkiye Milli Talabe Federasyonu(TMTF) binasinin yedd-i emine verilmesi sirasinda cikan olaylarda yakalandi ve bir gun sonra iki arkadasiyla cikarildigi mahkeme tarafindan serbest birakildi. 22 Kasim 1967'de ogrenci orgutlerinin duzenledigi Kibris Mitingi sirasinda Asik Ihsani ile birlikte ABD bayragini yaktiklari gerekcesi ile gozaltina alinip daha sonra serbest birakilan Deniz Gezmis, Hukuk Fakultesi'nde birlikte okudugu arkadaslariyla birlikte 30 Ocak 1968'de Devrimci Hukuklular Orgutunu kurdu.

7 Mart 1968'de IU Fen Fakultesi konferans salonunda duzenlenen AIESEC genel kurul toplantisinda konusma yapan Devlet Bakani Seyfi Ozturk'u protesto ettigi icin tutuklandi. 2 Mayis'a kadar tutuklu kalan Gezmis, 30 Mayis'ta 6.Filo'yu protesto ettigi icin yargilandi ve beraat etti. Ogrenci eylemleri icinde etkinligi giderek artan Deniz Gezmis, 12 Haziran 1968'de Istanbul Universitesi'nin isgal edilmesinde onderlik etti. Isgal Konseyi adina IU Senatosu ile Baltalimani'nda yapilan gorusmelere katilan ogrenci heyetinin icinde yer aldi; ogrenci haklarinin elde edilip isgalin sona erdirilmesinde etkili oldu. Isgalden kisa bir Suerkan'la birlikte Devrimci Ogrenci Birligi(DO-B)'ni kurdu. 1 Kasim 1968'de TMGT, AUTB, ODTUOB ve DOB'un baslattigi Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yuruyusu'nu duzenledi. Ardindan 28 Kasim 1968'de ABD buyukelcisi Kommer'in gelisi sirasinda Yesilkoy Havaalani'nda duzenlenen protesto gosterileri nedeniyle tutuklandi ve bir sure sonra serbest sure sonra Istanbula gelen 6.Filo'yu protesto eylemlerinde yer alan Gezmis, 30 Temmuz'da bu eylemlerden dolayi tutuklandi ve 20 Eylul'de serbest birakildi. TIP icinde yogunlasarak, ayriliklara ve tartismalara yolacan ideolojik sorunlarda Milli Demokratik Devrim(MDD) gorusunu benimseyen Deniz Gezmis, bu gorusun ozellikle devrimci ogrenciler arasinda yayilmasinda etkili oldu.

Ekim 1968'de eylemlerde birlikte oldugu Cihan Alptekin, Mustafa Ilker Gurkan, Mustafa Lutfi Kiyici, Cevat Ercisli, M.Mehdi Bespinar, Selahattin Okur, Saim Kurul ve omer Erim birakildi. Istanbul Universitesi'nde sagci guclerin 16 Mart'ta girismis oldugu hareketlere ogrenci kitlesiyle birlikte karsi koyan Gezmis , bu eylemi gerekce gosterilerek 19 Mart'ta yeniden tutuklanarak 3 Nisan'a kadar hapis yatti. Ardindan 31 Mayis 1969'da IU Hukuk Fakultesi ogrencilerinin, reform tasarisinin gerceklesmemesini protesto icin giristikleri isgale onderlik etti. Universitenin kapatilip, polise teslim edilmesi nedeniyle cikan catismalarda yaralandi. Hakkinda giyabi tutuklama karari olmasina ragmen hastaneden kacan Gezmis, Haziran'in sonunda Filistin'e gitti. Filistin'e gitmeden once 23 Haziran 1969'da TMGT'nin topladigi 1. Devrimci Milliyetci Genclik Kurultayi'na kendisi gibi haklarinda tutuklama karari olan FKF Genel Baskani Yusuf Kupeli ile birlikte bir mucadele programi gonderdi. Eylul'e kadar Filistin'de gerilla kamplarinda kalan Deniz Gezmis, 1 Eylul 1969'da, 10 Haziran'da "universiteyi isgal" ettigi gerekcesiyle Hukuk Fakultesi'nden ihrac edildi.

Hakkinda tutuklama kararinin oldugu bu donemde gazeticilere gizlendigi yerden demecler verdi. 23 Eylul 1969'da Hukuk Fakultesi'nde oldugu sirada haber verilen polislerin de fakulteye gelmesi uzerine teslim olan Gezmis, 25 Kasim'da serbest birakildi. Ancak Yildiz Devlet ve Muhendislik Akademisi'nde Battal Mehetoglu'nun sagcilar tarafindan oldurulmesinden sonra okulda yapilan aramada, ele gecirilen durbunlu bir tufegin Gezmis'e ait oldugu one surulerek hakkinda yeniden tutuklama karari alindi. 20 Aralik 1969'da yakalanan Gezmis, kendisiyle birlikte tutuklanan Cihan Alptekin'le birlikte 18 Eylul 1970'e kadar tutuklu kaldi. Bundan sonra ogrenci eylemlerinden uzaklasarak, mucadelesini degisik alanlarda surdurmeyi planladi.




Sinan Cemgil ve Huseyin Inan'la birlikte THKO'yu kurdu. 11 Ocak 1971'de THKO adina Ankara Is Bankasi Emek Subesi'nin soygununu gerceklestirenler arasinda yeraldi. 4 Mart 1971'de dort ABD'li erin Balgat'taki Tuslog Tesisleri'nden kacirilmasi eyleminde de bulunan Gezmis, erlerin serbest birakilmasindan sonra Sivas'in Sarkisla ilcesinin Gemerek nahiyesinde Yusuf Aslan'la birlikte yakalandi. 16 Temmuz 1971'de baslayan THKO-1 Davasi'nda TCK'nin 146. maddesini ihlal ettigi gerekcesiyle, 9 Ekim 1971'de idam cezasina carptirildi.






6 Mayis 1972'de idam edildi.


ayrıca diğer paylaşımlar içinde sağolun
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
rapn213

avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 20
Yaş : 25
Nerden : Manisa
Kayıt tarihi : 08/02/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Salı Mart 18 2008, 19:42

arkadaşlar benim bilmediğim bir konu var deniz gezmiş ve arkadaşları banka soymuş diyolar aca bu doğru mu? doğruysa sebebi nedir?

hiçbir fikrim yok aydınlatırsanız sevinirim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gözde

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 192
Nerden : eskişehir
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Salı Mart 18 2008, 20:54

rapn213 demiş ki:
arkadaşlar benim bilmediğim bir konu var deniz gezmiş ve arkadaşları banka soymuş diyolar aca bu doğru mu? doğruysa sebebi nedir?

hiçbir fikrim yok aydınlatırsanız sevinirim

Evet arkadaşım bunu bilmiyor muydun?
silah yol yiyecek bunlar hep masraf başka çareleri olmadığına göre bu yüzden soymuşlardı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
rapn213

avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 20
Yaş : 25
Nerden : Manisa
Kayıt tarihi : 08/02/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Salı Mart 18 2008, 21:30

saol bilgi için
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gözde

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 192
Nerden : eskişehir
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Salı Mart 18 2008, 21:34

rica ederim her zaman Wink
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Okaliptus

avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 41
Nerden : Nereye
Kayıt tarihi : 01/03/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Salı Mart 18 2008, 22:18

Mahir'lerde Mete Has ve Talip Aksoy'u esir alarak fitye istemişlerdi bu yüzden.. Ama kasada bulunan milyonlar değerindeki takılara ellerini sürmemiş, esirlerinde kılına zarar vermemişlerdir..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
devrim_özlemi

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 45
Nerden : özgür dünya
Kayıt tarihi : 15/04/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Salı Nis. 15 2008, 14:35

olukça zeki insana espri yaparak söylemek istediğini söyleyen yaşadığı anlara hiç isyan etmeyen her durumda gülmeyi başarabilen protesto sırasında asker gördüğünde protestoyu kesip askerleri alkışlatacak ve onlara sevgi tezahüratları yapacak kadar orduyu seven ele avuca sığmaz tam teşekküllü bir devrim ve öğrenci lideri ya kelime yatmez onu anlatmak için
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
irem-gezmiş 09

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 52
Yaş : 26
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 24/03/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   Çarş. Nis. 16 2008, 20:47

paylaşımlarınız için sağolun arkadaşlar...
Deniz Gezmiş'i asanların vicdanlarının nasıl olduğunu merak ediyordum; ama bir şeyi unutmuşum...İnsan olamyıcak kadar aşağılık olduklarını...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Deniz Gezmiş
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» DEVRİM GEMİSİ FIRTINAYA KAPILIP ASLA BATMAZ ÇÜNKÜ O GEMİ ÇOK DENİZ GEZMİŞ.
» Deniz Çakar Resimleri
» Koray Erkök [deniz yıldızı-mert]
» Deniz Evrenol biyografisi
» Deniz Evrenol Röportaj

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ATA-GENÇ :: DEVRİMCİ BİLGİLER :: Deniz Gezmiş-
Buraya geçin: