ATA-GENÇ


 
AnasayfaPortalTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 Deniz Gezmiş ile ilgili basından haberler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Okay

avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 639
Yaş : 29
Nerden : Samsun
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: Deniz Gezmiş ile ilgili basından haberler   Cuma Ocak 25 2008, 17:54

Deniz Gezmiş ile ilgili basından haberler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ata-genc.forum2.biz
gözde

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 192
Nerden : eskişehir
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş ile ilgili basından haberler   Cuma Ocak 25 2008, 18:00

İSLAMCI YAZARDAN DENİZ GEZMİŞ’E AĞIR SÖZLER

Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi, 68 kuşağının sembol ismi Deniz Gezmiş için ağır eleştirilerde bulundu.

İşte Eygi’nin o yazısı:

DENİZ GEZMİŞ'LER

Deniz Gezmiş konusunda ülkemizde fikir ve görüş birliği yoktur. Bir kısım kimseler onu göklere çıkartırken, bir kısmı da yerin yedi kat dibine indiriyor. Bendeniz Müslüman bir Türkiyeli olarak Deniz Gezmiş hakkında şu kanaatlere sahibim. Çok açık ve seçik olması ve kolay anlaşılması için maddeler halinde yazıyorum:

1. O Marksist-Leninist bir terörist veya savaşçıdır. Ben bir Müslüman olarak Marksizm-Leninizmin doğru, hak, iyi bir ideoloji olduğunu kabul edemem. A priori, materyalist ve ateist bir dünya görüşüdür; a posteriori, bu ideolojinin dünyada yaptığı tahribat ortadadır, 80-100 milyon insanın ölmesine sebebiyet vermiştir. Bir yığın faciaya, sefalete, zulme, baskıya yol açmıştır.

2. Deniz Gezmiş ve arkadaşları Türkiye’deki bozuk düzeni silah kullanarak, terör metoduyla devirip yerine daha bozuk kızıl bir düzen getirmek istiyordu.

3. Çin-Hindi ülkelerinden Kamboçya’da Pol Pot ve arkadaşları çete savaşları ile ülkeyi ele geçirdiler. Sonunda büyük bir facia oldu, halkın üçte ikisini katlettiler. Hem de korkunç bir şekilde. Bu kadar adamı öldürmeye kurşun yetişmediği için kazmalarla öldürdüler. Arzu edenler internetten binlerce hatta milyonlarca kaynağa müracaat edebilir. Hangi ülkede Marksist bir düzen kurulmuşsa arkasından az veya çok katliam yapılmıştır,

4. Deniz Gezmiş ve arkadaşları Türkiye’nin idaresini ellerine geçirebilmiş olsaydılar, Müslümanlara büyük baskı yapacakları belliydi. Çünkü, Marksist-Leninist sistemde “Din, halkın afyonudur”.

5. Amerikan güdüm ve vesayetindeki “Demokrasimsi” rejimlerde halk yumurta tavukları gibi beslenir ve sömürülür. Marksist sistemde ise “Et tavukçuluğu” baskındır. 1960’lı, 70’li yıllarda Müslümanlar “Ehven-i Şerreyn” (iki kötüden daha hafif olanını) kerhen (istemeyerek) seçmek zorunda kalmışlardır.

6. Deniz Gezmiş ve arkadaşları İsrail’in İstanbul konsolosu Elrom’u kaçırmışlar ve kıtır kıtır keserek öldürmüşlerdir.

7. Suçları sadece bu cinayetten ibaret değildir. Soygunlar, gasplar, silahlı çatışmalar...

8. Birtakım solcu Atatürkçüler Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını demokrat, vatansever, idealist “fidancıklar” olarak gösteriyor. Realitede ise onlar masum fidancıklar değil, dehşetli zehirli dikenlere sahip çalılardır. Gezmiş ve arkadaşları neyi yıkmak istiyorlardı? Kemalizm’i yıkmak istiyorlardı. Bir insan hem samimi Kemalist, hem Deniz Gezmiş hayranı olabilir mi?

9. Deniz Gezmiş asıldı. Asılmalı mıydı? Bunun tartışmasını tarihçiler, hukukçular, büyük düşünürler yapabilir. Asılmadan önce sarıklı bir hoca getirmişler, görüşmeyi kabul etmemiş. 1925’ten sonra Türkiye’de inançlarından, fikirlerinden, görüş ve tenkitlerinden dolayı hayli insan idam edilmiştir. Deniz Gezmiş’in asılmasına hayıflananlar, her nedense Müslüman hocaların, şeyhlerin, vatandaşların asılmasına pek üzülmüş görünmüyorlar... Solcuların, canı can da Müslümanların patlıcan mı?

10. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra onun uydusu olan hiçbir ülke ve devlet Marksist rejimi devam ettirmedi. Faraza Deniz Gezmiş ve ekibi Türkiye’yi ele geçirmiş olsalardı, Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra bizdeki Marksist rejim de çökecekti. (Marksizm’de ısrar eden Küba ve benzeri birkaç marjinal ülke istisnadır...)

Birilerinin göklere çıkardığı, öbürlerinin cehennemin en dibine indirdiği Deniz Gezmiş hakkında insaflı, adil, ciddi eserler yazılmalıdır. O söylenildiği gibi bir aziz midir, yoksa şeytan mıdır?

Gezmiş ve arkadaşları Amerikan emperyalizmine karşıymışlar. Sadece bu iddia, onların aklanıp paklanmasına yeter mi?

Fikirlerin ve görüşlerin çatışmasından hakikat şimşekleri çakar... Gezmiş ve arkadaşları konusunda TV’lerde açıkoturumlar tertiplensin, şarlatanlık, demagoji, hokkabazlık yapılmasın, doğru bilgilerin, belgelerin ışığında konuşulsun ve isabetli hükümler/yargılar verilsin... Asla peşin fikirli olunmasın.

Benim, bir Müslüman olarak Deniz Gezmiş’i beğenmem, desteklemem, ona sempati duymam mümkün ve muhtemel bir iş değildir. Dinimi ve kimliğimi inkâr etmiş olurum.

Ateist, Marksist, materyalist kimseler onu beğenebilirler.

Doğru olan nedir? Ben mi haklıyım, onlar mı? İşte bu, iki tarafın gerekçelerinden anlaşılır. Gerekçesiz yermeler, mahkûm etmeler; övmeler, baş tacı etmeler kıymetsizdir.

Deniz ve arkadaşları Türkiye’ye hâkim olsalardı iyi mi, olurdu, kötü mü? Bu sorunun doğru cevabını bulabilirsek mesele halledilmiş olur.

Milli Gazete
Mehmet Şevket Eygi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gözde

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 192
Nerden : eskişehir
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş ile ilgili basından haberler   Cuma Ocak 25 2008, 18:19

DYP: Deniz Gezmis ile Apo mukayese edilemez


DYP Genel Baskan Yardimcisi Haci Filiz, Ocalan dosyasini Basbakanlik'ta bekletme karari alan hukumet ortaklarini elestirdi. MHP lideri Bahceli'nin Ocalan'la ilgili Meclis'te soyledigi sozleri hatirlatan Filiz, 'Bu davranis Sayin Bahceli'nin daha once soyledigi gibi ne ahlaka ne hukuka uygundur' dedi. Filiz, dun partisinin genel merkezinde partili genclerle birlikte duzenledigi basin toplantisinda, genclik kollari yapilanmasiyla ilgili bilgi verdi. DYP'nin buyuksehirlerde aldigi oy oraninin dusuk oldugunu bunun da genel oy oranina yansidigini dile getiren Filiz, buyuksehirlerde ve diger illerde ayri bir genclik kollari yapilanmasina gideceklerini kaydetti.

Genclik kollariyla ilgili tuzuk calismalarinin son noktaya geldigini ifade eden Filiz, yarin il genclik kollari baskanlariyla yapilacak toplantiyla calismalarin tamamlanacagini belirtti.

Ocalan dosyasinin Basbakanlik'ta bekletilme kararina deginen Filiz, butce gorusmeleri sirasinda Bahceli'nin Ocalan'la ilgili yaptigi konusmayi hatirlatti.

Karari Basbakanlik'ta bekletenlerin vebal altinda kalacagini soyleyen Filiz, 'Yurtdisinda Ahmet Kaya vasitasiyla 'Apo'yu ozledim' sarkilari soyleniyor. Yarin bu sozler Turkiye'de de soylenmeye baslanirsa, karari Basbakanlik'ta bekletenler bunun vebalinden kurtulamazlar' diye konustu.

Filiz, bir gazetecinin Basbakan Ecevit'in 'Deniz Gezmis asildi, caydirici olmadi' seklindeki sozlerini nasil degerlendirdigini sormasi uzerine de, 'Deniz Gezmis'le Ocalan mukayese dahi edilemez. Ocalan, binlerce insani olduren, Turkiye'nin ekonomisine buyuk kayiplar verdiren bir kisi. Boyle birini Deniz Gezmis'le mukayese etmemek lazim. Hukumet ortaklarinin yetkilerinin olmadigi halde karari Basbakanlik'ta bekletmeleri yanlis. Karari, milletin icinden secilip gelen TBMM uyeleri vermelidir. Hukumet TBMM'ye gelir, durumun ne oldugu anlatilir. Milletvekilleri de gerekli karari verir' dedi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gözde

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 192
Nerden : eskişehir
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş ile ilgili basından haberler   Cuma Ocak 25 2008, 18:22

68 kuşağının efsane liderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, düzenlenen etkinliklerle anıldı. Çeşitli siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri temsilcileri, 6 Mayıs 1972`de idam edilen Gezmiş ...

68 kuşağının efsane liderleri Deniz Gezmiş , Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan , düzenlenen etkinliklerle anıldı. Çeşitli siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri temsilcileri, 6 Mayıs 1972`de idam edilen Gezmiş ve arkadaşlarının, Ankara Karşıyaka `daki kabirlerinin başında bir araya geldi. Arjantinli Devrimci Ernesto Che Guevara `nın Küba `daki mezarından getirilen bir avuç toprağın Deniz Gezmiş `in kabrine serpilmesi, katılımcıları hüzünlendirdi. Gezmiş ve arkadaşlarının ölümlerinin 34`üncü yıldönümü nedeniyle Ankara Karşıyaka Mezarlığı `nda düzenlenen anma töreninde konuşan Avukat Halit Çelenk `Denizler bugün Irak , Afganistan halklarının mücadelelerinde, Latin Amerika `nın emperyalizme karşı mücadelesinde yaşıyor`` dedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gözde

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 192
Nerden : eskişehir
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş ile ilgili basından haberler   Cuma Ocak 25 2008, 18:23

Deniz`ler 34 yıl sonra Dolmabahçe`de anıldı

Deniz Gezmiş , Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edilişlerinin 34`- üncü yılında 6`ncı Filo eyleminin gerçekleştirildiği Dolmabahçe Meydanı `- nda anıldı. Taksim Atatürk Kültür Merkezi önünde dün öğlen saatlerinde toplanan yüzlerce kişi ABD `ye ait 6`ncı Filo askerlerininin denize döküldüğü Dolmabahçe Meydanı `na doğru yürüyüşe geçti. Ellerinde Deniz Gezmiş , Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan `ın fotoğrafları da bulunan göstericiler, Dolmabahçe Meydanı önündeki ışıklardan karşıya geçerken trafik kurallarına uymayı ihmal etmedi. Kırmızı ışıkta bekleyen grup, Dolmabahçe Meydanı `nda `Emperyalistler, işbirlikçiler, 6. Filo`yu unutmayın`, `İran halkı yalnız değilsiniz`, `ABD Ortadoğudan defol` şeklinde sloganlar attı. Daha sonra yapılan basın açıklamasında ABD `nin büyük Otadoğu Projesi için nükleer silah bahanesiyle İran `ı işgale hazırlandığının altı çizildi. Basın açıklamasının ardından eylemciler, Grup Yorum `un şarkılarıyla halay çekti.


Ulaş YILDIZ / MERKEZ

_________________
Vatan çiftliklerinizse,kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,vatan şose boylarında gebermekse açlıktan vatan,soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,vatan,polis copuysa,ödeneklerinizse,maaşlarınızsa vatan,vatan,Amerikan üsleri,Amerikan bombası,Amerikan donanması topuysa,
vatan,kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,EVET BEN VATAN HAİNİYİM...
AŞKLA ÖLMEYE BENZER DEVRİMCİ OLMAK !
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ekhidna

avatar

Mesaj Sayısı : 136
Kayıt tarihi : 25/01/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş ile ilgili basından haberler   Cuma Ocak 25 2008, 22:34

Nasrallah: Deniz Gezmiş kalbimizde

Devrimci hareketin önemli isimlerinden Deniz Gezmiş'e övgüler yağdıran Hizbullah lideri Nasrallah, "Zalimlere karşı saflarımız yeni Deniz'lere her zaman açıktır" dedi.

Hizbullah lideri Seyyid Hasan Nasrallah'ın, Türkiye'deki devrimci hareketin önemli isimlerinden Deniz Gezmiş'e hayran olduğu ortaya çıktı. Nasrallah, Evrensel gazetesinde yayımlanan röportajında Gezmiş'e olan hayranlığını, "1960'larda İsrail'e karşı savaşmak için Filistin'e giden Türkiyeli sosyalist kardeşlerimiz vardı. Bunlardan biri halen benim belleğimde ve kalbimdedir, Deniz Gezmiş" sözleriyle dile getirdi.

İsrail'in, bir ay önce başlattığı Lübnan operasyonunun sebebi olarak gösterdiği Hizbullah lideri Nasrallah, röportajında, 1968'de Dolmabahçe'de 6. Filo'ya karşı düzenlenen eylemlerde ön sıralarda yer alan ve Türkiye'deki devrimci hareketin önemli isimlerinden olan Gezmiş'e övgüler yağdırdı.

'Yeni Deniz'ler istiyoruz'

Nasrallah, "Artık yeni Deniz'ler istiyoruz. Zalimlere karşı saflarımız her zaman açıktır yeni Denizler'e. Deniz, Filistin ve Lübnan halkının kalbinde her zaman yaşayacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Ne yazık ki, Deniz'lerin bıraktığı ortak düşmana karşı savaşım ile kardeşlik artık yok. Emperyalizme karşı savaşımızda, devrimciler de sorumluluk almalı ve Filistin ile Lübnan halkımızın kalbinde yeniden Deniz'leşmeliler" dedi.


ve bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu denilen bir haberdir kendileri..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Okay

avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 639
Yaş : 29
Nerden : Samsun
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş ile ilgili basından haberler   Cuma Ocak 25 2008, 22:37

aynen katılıyorum.. pek bişey cıkartamadım ama sağol yine de arkdasım..Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ata-genc.forum2.biz
devran

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 425
Yaş : 27
Nerden : istanbuldan
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş ile ilgili basından haberler   C.tesi Ocak 26 2008, 03:02

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın asılışının yıldönümü bugün... İdamları TBMM'de 24 Nisan 1972'de oylanmıştı.

İdam kararına 276 milletvekili "Evet", 48 milletvekili de "Hayır" demişti.

2 çekimser vardı. 115 milletvekili de katılmamıştı.

İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Mehmet Ali Aybar, Muammer Erten, Necdet Uğur retçiler arasındaydı.

Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, İsmet Sezgin, Nahit Menteşe, Hasan Korkmazcan, Oğuz Aygün, Necmettin Cevheri, Zeki Çelikel, "Kabul" demişti.
Necmettin Erbakan, Osman Bölükbaşı, Hüdai Oral, Mustafa Timisi, Orhan Kabibay, oylamaya katılmayanlardandı.
Meslektaşımız Türey Köse, geçen hafta çıkan "Ölüme Oy Vermek" (Ümit Y., 2004) kitabında Cumhuriyet tarihi boyunca idamı incelerken, Deniz'lerin oylamasında el kaldırmış siyasilerle görüşmüş, 32 sene sonra ne düşündüklerini sormuş.
Cevapların kiminde samimi bir pişmanlık var, kiminde sinsi bir inkar, kiminde dişli bir inat...
Tarihe not düşmek açısından AP'lilerin yanıtlarını özetlemek istiyorum:
Nahit Menteşe: "Deniz Gezmiş ve arkadaşları konusunda yanlış yaptık. Adli hatalar olabilir. O zaman 'Devlet elden gidiyor' görüşü vardı. Bunlar da gözünü budaktan sakınmıyordu. Asker de bunların mutlak surette idam edilmesi taraftarıydı. (...) Ben idam cezasına karşıydım, ama o dönemin koşulları gereği öyle oldu. İçimizden 'Keşke tasdik edilmese' diyorduk. Ama oy verdik. Aksi halde vatan haini ilan edilirdik".

İsmet Sezgin: "Bir baskı ortamı vardı. Meclis, kendini o ortamdan kurtaramadı. Yanlış olmuştur. İdam hiçbir meseleyi halletmiyor. Bu gençler asıldı da ne oldu? Bir kin meydana geliyor. Devlet, duygularla, heyecanlarla değil, akılla, hukukla yönetilir. Can almak Tanrı'ya mahsustur".

Zeki Çeliker: "Ben hiçbir zaman bir idamı onaylayacak bir tavır içinde olmadım, elim kalkmadı (Deniz'lerin idamına 'Evet' dediği hatırlatılınca...) Demek ki, orada unutmuşum, yanlış yapmışım. Şartlar değişikti. Mazide olanları tasvip etmek mümkün değil. Pire için yorgan yakmamak lazım".

Oğuz Aygün: "Deniz Gezmiş yakışıklı bir adamdı. Film artisti gibi... İnsanın içi sızlıyor. Belki ben de üzülmüşümdür, gözlerim dolmuştur, keşke olmasaydı diye... Ama Deniz Gezmiş, arkadaşlarının lideri durumundaydı. Fizik yapısı, durumu, inatçılığı ve iddialarıyla... Son dakikaya kadar kapıldığı yoldan en ufak bir sapma göstermeden Türkiye Cumhuriyeti'ne meydan okudu. Bir tek adam, filmlere konu olacak kadar yakışıklı, kabadayı bir adam devlete meydan okuyordu. O ideolojiye taviz verseydik, belki Türkiye'yi bugünlere getiremezdik. Ya devletin prestiji sıfır olacak, ya Deniz Gezmiş asılacaktı. O gün verdiğim karardan bugün pişman değilim, ama üzülüyorum, bunlar olmamalı..."

Süleyman Demirel: "Devirler değişiyor. Bundan 30 sene evvelin şartları bugün yoktur. Başka şartlar vardır. Bugünkü şartları düne götürerek düşünemezsiniz, çok yanlış olur. Binaenaleyh insani tarafını düşündüğümüz zaman, kimsenin, karıncanın incinmesine razı olmayız. Fakat bir olay var: Hikmet-i idare, devletin bekası gibi kavramlar bizim geleneklerimizde vardır. Padişahlar, kardeşlerini, çocuklarını astırmıştır".
can dündar
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
devran

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 425
Yaş : 27
Nerden : istanbuldan
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş ile ilgili basından haberler   C.tesi Ocak 26 2008, 03:04

Baba,

Sana her zaman için müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni...Küçüklüğümden beri evde devamlı Kurtu­luş Savaşı anılarıyla büyüdüm. Ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim.
Baba, biz Türkiye'nin ikinci Kurtuluş savaşçıla­rıyız. Elbette ki hapislere atılacağız, kurşunlana­cağız da... Tıpkı Birinci Kurtuluş Savaşı'nda ol­duğu gibi... Ama bu topraklan yabancılara bırak­mayacağız. Ve bir gün mutlaka yeneceğiz onla­rı..Düşün baba; Bugün hükümet işini, gücünü bı­rakmış bizimle uğraşıyor. Çünkü bizden başka gerçek muhalefet kalmamış durumda. Ve hepsi Kemalist çizgiden sapmışlar. Ve tarih önünde hüküm giymiş durumdadırlar. Biz çoktan onları tarihin çöplüğüne atmış durumdayız.

28 Ocak 1971 Deniz Gezmiş

2. Mektup:

"Baba,

Mektup elinize geçmiş olduğu zaman aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben ne kadar üzülmeyin desem de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat bu durumu metanetle karşıla­manı istiyorum. İnsanlar doğar, büyür, yaşar ölürler, önemli olan çok ya­şamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben, erken gitmeyi nor­mal karşılıyorum. Oğlun bu yola bilerek girdi ve sonun da bu olduğunu biliyordu. Annemi teselli etmek sana düşüyor. Kitaplarımı küçük kardeşi­me bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. O'nun bilim adamı olmasını istiyorum. Bilimle uğraşsın ve unutmasın ki bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir. Son anda yaptıklarım­dan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir, seni, annemi, abimi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşi ile kucaklarım."

6 Mayıs 1972 Deniz Gezmiş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
devran

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 425
Yaş : 27
Nerden : istanbuldan
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş ile ilgili basından haberler   C.tesi Ocak 26 2008, 03:26

Geçenlerde bana bir ses bandı ulaştı.
Gönderen gençler banttaki sesin Deniz Gezmiş'e ait olduğunu öne sürüyorlardı.
Bandı dinledim, kaba saba bir erkek sesiydi.
Doğrusu bu sesi fotoğraflardaki Deniz'e iliştiremedim.
Emin olmak için "o ses"i en yakından işitmiş birinin, avukatı Halit Çelenk'in kapısını çaldım.
Halit Ağabey, bandı dinler dinlemez, "Hayır bu Deniz'in sesi değil" dedi. Ama teypte okunan metin onun mahkemedeki savunma metniydi.
Bunun üzerine sohbet, dün 30. yıldönümünde anımsanan idamlara ve savunmalara geldi. Halit Çelenk, mahkeme salonunda herkesi dehşete düşüren bir "ayrıntı"yı gözyaşları içinde anlattı:
Sanıklar 150 sayfalık savunmalarını ortaklaşa hazırlamışlar, bölüm bölüm okuyorlardı.
İlk sözü alan Deniz Gezmiş kürsüde ortak savunma metnini okurken, birden kapı açıldı. Salona resmi elbiseli bir görevli girdi. Kuş uçurtulmayan, basına kapalı mahkemede dikkat çekici bir rahatlık içinde yargıçların önüne kadar geldi ve Deniz'in fotoğraflarını çekip gitti.
Ardından okuma sırası Yusuf Aslan'a geldi. Yine aynı adam salona girip bu kez Yusuf'u görüntüleyip çıktı.
İzleyiciler, tüm sanıkların fotoğraflanacağını düşündüler önce...
Ancak Yusuf'tan sonra savunmayı devralan Atilla Keskin'de "beklenen adam" gelmedi.
Sonra Hüseyin çıktı kürsüye ve kağıtlara bakmadan sözlü savunmaya başladı. Kapı açıldı. "Azrail" geldi. Flaşını Hüseyin'in üzerinde patlattı ve çıktı.
Davadaki 23 sanıktan sadece 3'ü fotoğraflanmıştı.
Sonunda asılan o 3'ü olacaktı.
Demek sonucu belliydi mahkemenin...
Nitekim idamların 20. yıldönümünde 68'liler Vakfı'nın ortaya çıkardığı bir belge, idam kararının "emirle" alındığını kanıtlamıştı.
Genelkurmay Başkanlığı, İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı'na yazdığı yazıda sanık Ömer Ayna'yı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinden 36 yıl hapis cezasına çarptıran kararının düzeltilmesini ve sanığın 146. maddeden idamla yargılanmasını istiyordu.
O günden sonraki bütün davaların seyrini değiştiren bu "yazılı emir"in üzerindeki tarih 16 Temmuz 1971'di.
Yani Deniz'lerin Ankara'da yargılanmaya başladığı tarih...
Mahkemenin "emirle" verdiği idam kararıyla ilgili Meclis görüşmeleri ayrı bir "ibret vesikası"dır.
Nihat Erim'in idam isteyen sesi,
Demirel'in infaz için kalkan eli,
Ecevit ve İnönü'nün "siyasi suça idam olmaz" çığlığı unutulur mu?
Bir başka "unutulmaz vesika"yı da Berat Günçıkan yayımladı.
30 yıl önceki "7 Mayıs gazeteleri" nasıl çıkmış, kim ne yazmıştı?
Bilmek isterseniz pazar günkü Cumhuriyet Dergi'yi bulun ve ibretle okuyun.
Bahse konu faciadan ve bu yazıdan alınacak dersler:
Emir komuta zinciriyle adalet olmaz, 1.
İdam, dönüşü olmayan bir insanlık suçudur, 2.
Ve tarih, dediğinizi, yaptığınızı, yazdığınızı unutmaz, bu da 3.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
devran

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 425
Yaş : 27
Nerden : istanbuldan
Kayıt tarihi : 24/01/08

MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş ile ilgili basından haberler   Salı Eyl. 09 2008, 23:43

Bora Gezmiş ve Baki Tuğ bugün ne diyor?
Yakın tarihin en çok konuşulan olaylarından biri olan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan`ın idamının üzerinden tam otuz yedi sene geçti. Bu zaman zarfında olayı asla unutmayacağız diyenler de oldu, birkaç sene sonra idamı hatırlamayanlar d...
Yakın tarihin en çok konuşulan olaylarından biri olan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan`ın idamının üzerinden tam otuz yedi sene geçti. Bu zaman zarfında olayı asla unutmayacağız diyenler de oldu, birkaç sene sonra idamı hatırlamayanlar da.. Fakat idamın perde arkasında iki isim vardı ki onlar bu olayı asla hafızalarından silemediler. Bir yanda 1968`den 72`ye kadar geceleri rahat uyuyamayan bir ağabey diğer yanda bu üç genci astığına asla pişman olmayan ve hep vicdanının rahatlığından dem vuran askeri savcı. Bora Gezmiş ve Baki Tuğ. Bugüne dek hiç karşı karşıya gelmeyen iki insanı buluşturalım istedik ancak Baki Tuğ kabul etmedi. Biz de iki ayrı şehirdeki iki insanla idamları ve pişmanlıkları konuştuk.
Deniz suçsuz değildi ama...
Kardeşini devletin verdiği kararla kaybeden bir isim Bora Gezmiş. Deniz Gezmiş`in kendinden iki yaş büyük ağabeyi. Kardeşinin parkasını işyerinde, yanı başında hala saklayan Gezmiş`le kardeşinin idamını ve Baki Tuğ`un idamlarla ilgili açıklamalarını görüştük. Gezmiş, kardeşini mutlak suçsuz olarak görmüyor ama ....
Öğretmen bir babanın evlatları olarak yetişen Deniz ve Bora farklı çocukluklar geçirmiş. Bora Gezmiş siyasetle çok fazla ilgisi olmayan bir gençken, kardeşi Deniz, ağabeyinin tam zıttıymış. Deniz ile babasının bazen ayrılığa düştüğünü anlatan Gezmiş, “Babam demokrat bir adamdı ancak Deniz`in aktif mücadelesini tasvip etmiyordu” diyor. Deniz Gezmiş`in ilk siyasi olaylara karışması ise aileden habersiz Türkiye İşçi Partisi`nin Üsküdar`daki gençlik kollarına kaydıyla başlamış. Ağabeyinin anlattığına göre herkes bu olayı Deniz, Hukuk Fakültesi`nde okumaya başlayınca öğrenmiş.
YA MUVAFFAK OLACAĞIM, YA DA...
Evde bazen aile üyelerine de siyasi telkinlerde bulunan Deniz, pek başarılı olamamış. Bora Gezmiş kardeşini bu konuda birçok kez uyarmış fakat Deniz`den her seferinde şu cevabı almış: “Ben bu davada ya muvaffak olacağım, ya asılacağım.” Deniz`in eylemlere katıldığı günlerde ailenin evinin önünden polisler eksik olmazmış. Aile olarak olayların yaşandığı dönemde çok zor günler geçirdiklerini anlatan Gezmiş, “Deniz olaylara karışana kadar karakolla ya da hapishaneyle hiç işimiz olmazdı. Ama hapishane kapılarında da bekledik karakol koridorlarında da” diyor.
BAKİ TUĞ MAŞAYDI
Deniz Gezmiş`i asan hakim ve savcılar vicdanlarını yastık yapıp yatarken Gezmiş ailesi her an kötü bir haber gelecek diye 1968`den 72`ye kadar huzurlu tek gece geçirmemiş. İdama tanık olanların hâlâ pişman olmadıklarına akıl erdiremeyen ağabey Gezmiş, en çok Baki Tuğ`a öfkeli. Tuğ`un idam olayında bir “maşa” olduğunu düşenen Gezmiş, “O emirle hareket eden ufak biridir” diyor. Gezmiş, Süleyman Demirel bile pişmanlığını dile getirirken Tuğ`un iyi ki astık demesine anlam veremiyor.
İdam kararı alındıktan sonra Gezmiş ailesinin evine devlet adamlarından sayısız telefon gelmiş. Gelen telefonlarda söylenen tek söz ise “Mahkemede pişmanız desinler onları idamdan kurtaralım” olmuş. Baba Gezmiş bir görüş gününde bunu oğluna anlatınca Deniz Gezmiş`in cevabı açık ve net olmuş: “Öyle bir şey söylersen seni babalıktan reddederim.” Mahkemelere ağabey Gezmiş katılamazken babası hiçbir duruşmada oğlunu yalnız bırakmamış. İdam kararının verildiği gün Deniz, Hüseyin ve Yusuf diğerlerinden ayrı oturtulunca baba Gezmiş oğlunun asılacağına kanaat getirmiş. Ağabey Gezmiş ise çok fazla zaman geçiremediği kardeşine sarfettiği bir laf yüzünden kendini asla affedememiş. Gezmiş o günü şöyle anlatıyor: “İdamdan yirmi beş gün önce görüşe gittiğimizde o anki üzüntümle Deniz`e “Oğlum neticeyi gördün mü? Ben sana demiştim” dedim babam beni dürttü. O da `Ben vazifemi yaptım vazifesini yapamayanlara bunu söyle sen` dedi. O sözümün pişmanlığını hâlâ yaşarım.”
HÜSEYİN VE YUSUF TOMBALADAN ÇIKTIHüseyin ve Yusuf`un idamının sırrını koruduğunu anlatan Gezmiş “Deniz öne çıkan bir adamdı. Ya Hüseyin ile Yusuf. Onların yargılanan 47 kişiden hiçbir farkı yoktur. Onlar tombaladan çıkmışlar ve asılmışlardır” diyor. Ağabey Gezmiş idam için tüm olayların Deniz`in aleyhine geliştiğini vurguluyor ve ekliyor “Anayasa Mahkemesi`ne CHP`nin yardımıyla başvurduk. 27 tane imza topladık. 35 imzayla başvurabiliyorduk. 8 imza lazımdı. Tam o esnada uçak kaçırma olayları oldu. O 27 imzayı verenler de `Ya biz verdik ama durum kritik imzamızı geri alıyoruz` dediler. Biz 8 imza toplayamadık eğer 8 imza daha olsaydı Anayasa Mahkemesi kararı bozacaktı ve kardeşim bugün yaşıyor olacaktı.”
TEVEKKÜLLE KARŞILADIK
Deniz`in idamını Gezmiş ailesi tevekkülle karşılamış. O dönemde duydukları en ufak bir haberi bile iyiye yormaya çalışmışlar. İdam günü kardeşiyle görüşmek için babasını da yanına alarak Ankara`ya giden Bora Gezmiş o gün Deniz`le görüşememiş. O gece saat üçte ise Deniz`in idam haberi gelmiş. Aceleyle Karşıyaka mezarlığına giden Deniz`in babası, ağabeyi, Hüseyin`in babası, Yusuf`un eniştesi ve babası bir polis barikatından geçerek evlatlarının cenazelerine ulaşmışlar. O sırada etraftaki sivil polisler sürekli `Yarım saate kadar taksi bulun bulamazsanız buraya gömeceksiniz` diyorlarmış.
YANYANA GÖMEMEZSİNİZ
Gezmiş o geceyi şöyle anlatıyor: “Beş kişiyle bütün işlemleri yaptık. Sivil polisler yarım saat içinde araba bulun ve götürün dediler. Arabayı bulamam deyince buraya gömün dediler. Ama yan yana gömemezsiniz dediler. Ben iyice bunaldım ve oradaki polislere `Siz bunların dirilerinden korkuyordunuz ölülerinden de mi korkuyorsunuz` dedim. Aralarına ikişer mezar yeri koyduk öyle gömdük. Namaz saatini beklemek gibi bir olay olmadı. Beş kişiyle cenaze namazı kıldık kordon altında. Tek bir polis yardım etmedi bize. Oranın imamı “Ben bunların cenaze namazını kıldırmam dedi.” Gezmiş kardeşini hep en son gördüğü haliyle hatırlamak için cenazeye bakmamış. Karşıyaka Mezarlığı`nın cenaze odasında evlatlarının cenazesini gören üç babanın o kapıdan yıkılmış bir şekilde çıkışı ise asla silinmemiş ağabey Gezmiş`in zihninden. Deniz`in idamından sonra uzun bir süre kendine gelemeyen ailenin tek tesellisi ise oğullarının yüz kızartıcı bir suçtan dolayı idam cezası almaması olmuş.
Deniz Gezmiş`in veda mektubunda bilimadamı olmasını istediği kardeşi Hamdi muhasebecilik yaparken ağabey Gezmiş bir firmada genel müdürlük görevine devam ediyor. Türkiye`de birçok çocuğa ismi verilen Deniz Gezmiş`in ismi ailede başka hiç bir çocuğa koyulmamış. Bora Gezmiş bu durumu “Bir aileye bir tane yeter. O tekti ve hep tek kalacak bizim için” sözleriyle anlatıyor.
ASMASAYDIK DA NE YAPSAYDIK
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam kararında imzası olan Baki Tuğ “Asla pişman değilim” diyor. Hatırla Sevgili dizisindeki mahkeme sahneleriyle yeniden canlanan o günlerin en önemli aktörü, diziye de tepkili. Dizideki beş replikten dördünün yanlış olduğunu söyleyen Tuğ, sanat adına da utanç duyduğunu söylüyor
Sorularımızı sorarken sıkıştığı anlarda sinirlenen ve herkesi tarihi bilmeyen insanlar olarak tanımlayan Baki Tuğ, Sıkıyönetim Mahkemeleri`ne askeri savcı olarak atanmadan önce Deniz Gezmiş`in ismini dahi duymamış. Baki Tuğ idamlardan dolayı asla vicdan azabı duymadığını ifade ediyor. Görev yaptığı yıllarda kara kaplı kitap ve vicdanının sesini dinleyerek kararlar verdiğini anlatan Tuğ, Türkiye`yi kurtarmak adına üç genci feda etmekte sakınca görmediğini dile getiriyor. O gençlerin bizi ve Türkiye`yi yok edeceklerine inanan eski savcı, bir dönem Kenan Evren`in söylediği “Asmasaydık da beslese miydik” lafına “Biz bu çocukları asmasaydık da ne yapsaydık” diyerek gönderme yapıyor. Gezmiş`in ailesinden karşılaştığınız insanlar oldu mu diye sorduğumuz Tuğ, tartışma yaratacak bir cevap veriyor: “Ben politikaya girdikten sonra Deniz Gezmiş`in bir yakını geldi. Çok isabetli bir karar vermişsiniz dedi ve elimi öptü.”
HEPSİ BİRER DENİZ GEZMİŞ`Tİ
Davalar esnasında hiç bir devlet görevlisiyle görüşmeyen Tuğ, baskı altında kalmadan bu kararı verdiğini söylüyor. O yıllardan bu yana kafasını yastığa, vicdanı rahat bir şekilde koyduğunu anlatan Tuğ, görüşmemiz boyunca yaptıklarından pişman olmadığını vurguluyor. Mahkemede yargılama sırasında orada bulunan gençlerin hepsine aynı mesafede durduğunu ifade eden Tuğ “Oradaki her genç bir Deniz Gezmiş`ti bana göre. Onun hiç bir farklılığı yoktu” diye de ekliyor. “O dönemde tehlike yalnızca asılan üç gençte değildi” diyen eski savcı, geri kalanları asmadığı için de pişmanlık duyuyormuş. Gençlerin alelacele asıldığı söylentilerine de şiddetle karşı çıkan Tuğ`a göre her şey kitabına göre yapılmış. Eski savcının yargısız infaz yaptı diyenlere de cevabı var: “Biz o günde asmasaydık şimdi onlar herkesin başına bela olurdu” Bugüne dek yapılan hiç bir idamın yanlış olmadığını savunan Tuğ, ABD`den örnek vererek “Eğer siz bu medeni bir şey dir diyorsanız o zaman ABD`nin gayri medeni bir devlet olduğunu da söylemiş olursunuz. Çünkü onlar hâlâ idamlara devam ediyor” diyor.
HATIRLA SEVGİLİ TAMAMEN YANLIŞ
Eylemlerden nedamet duysalardı bu gençlerin idam edilmeyeceğini savunan Tuğ, Deniz ve arkadaşlarının mahkemede fütursuz davranmalarına çok öfkelenmiş. Tuğ bu davranışları bir tek sebebe bağlıyor: “Bu gençler cezaevinde tutukluyken hergün cezaevine haber ve istihbarat iletiliyordu. “Dayanın çok kısa sürede kominist ihtilal olacak. Siz çıkacaksınız, dışarıdakiler içeri alınacak” diyorlardı. Durmadan bu çocukları suç işlemeye teşvik ettikleri için, bu çocuklarda mahkemeye saygılı davranmamışlardır” Şimdilerde Hatırla Sevgili dizisinin de sıkı takipçisi olan Tuğ bu konuya da eleştirel yaklaşıyor. Tuğ`a göre dizideki beş kelimeden dördü yalan. Tuğ izlerken sinema ve sanat adına utanç duyuyormuş.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Deniz Gezmiş ile ilgili basından haberler   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Deniz Gezmiş ile ilgili basından haberler
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» DEVRİM GEMİSİ FIRTINAYA KAPILIP ASLA BATMAZ ÇÜNKÜ O GEMİ ÇOK DENİZ GEZMİŞ.
» Deniz Çakar Resimleri
» Yeliz Şar(Melike)
» Koray Erkök [deniz yıldızı-mert]
» Deniz Evrenol biyografisi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ATA-GENÇ :: DEVRİMCİ BİLGİLER :: Deniz Gezmiş-
Buraya geçin: